TEŞKİLAT-I MAHSUSA ÜYESİ DR. BAHAEDDİN ŞAKİR BEY’İN MAHKÛMİYET KARARI

image002 image003

Dr. Bahaeddin Şakir Bey, Talat Paşa ile birlikte ülke dışına kaçan yedi kişiden, birisidir. Bu kişiler Harbiye Nazırı Enver Paşa, Bahriye Nazırı Cemal Paşa, Teşkilat-ı Mahsusa’nın Doğu Bölgesi sorumlusu Dr. Bahaeddin Şakir Bey, Trabzon Valisi Cemal Azmi Bey, eski Polis Umum Müdürü Bedri Bey, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin merkez komitesi üyelerinden Dr. Nazım Bey ve Dr. Rusuhi Bey’dir. Bunların bir kısmı Ermeni teröristleri tarafından öldürülmüştür. Dr. Nazım Bey ise, 1926’da İzmir Suikastı Davası dolayısıyla Ankara’da idam edilmiştir.

17 Nisan 1922’de Teşkilat-ı Mahsusa liderlerinden Dr. Bahaeddin Şakir ve Trabzon  Valisi Cemal Azmi Bey, Berlin’de öldürülmüşlerdir.

Teşkilat-ı Mahsusanın kuruluş amacı yurt içinde ve yurt dışında devlet aleyhine faaliyet gösteren güçlerle gerekirse gayr-i nizami harp tekniklerini de kullanarak mücadele etmekti. Teşkilatın kuruluş gayesi bu olunca, teşkilatın faaliyette olduğu süre içerisinde ülkede bir yandan Ermeni faaliyetleri bir yandan da Birinci Dünya Savaşı yaşanınca ordumuz gibi onlarda bir çok cephede faaliyette bulunmuşlardır.

Ancak İttihat ve Terakki Cemiyetiyle de doğrudan bağları olması nedeniyle zaman zaman kendi doğrularını rehber edinerek kendi düşüncelerine uygun bulmadıkları devlet kademelerine karşı da operasyonlar yapmak istemişlerdir. Öyleki padişaha karşı dahi suikast tertip etmekle suçlanmışlardır.[1]

Elbette bütün Teşkilat-ı Mahsusa üyeleri aynı görüş ve kanaatte miydi yoksa bu tarz kararlar üst idarecilerin bireysel kararlarımıydı bunu bilmek mümkün değildir. Ancak bunlar içinde milliyetçi duygularla canla başla çabalıyanlarda çoğunluktaydı. Bunun için Çin’e kadar giderek çalışanların varlığı bilinmektedir. Gittiği yerden geri dönemeyenler dahi olmuştur.[2]

Ancak bu ekip, Birinci Dünya Savaşı’nın bitmesinden sonra gözden düşmüş, çoğu değişik suçlamalarla karşı karşıya kalarak yardılanmışlardır. Yargılamanın başlamasıyla bir kısmı da yurtdışına kaçmıştır. Yurdışına kaçanlar bu kez Ermeni terör örgütlerinin hedefi olmuş ve öldürülmüşlerdir. Trabzon Valisi Cemal Azmi Bey de bunlardan birisidir.[3]

Aşağıda tarnskripsiyonu çıkarılan belgelerde İttihat-ı Terakki Cemiyeti merkez-i umumisi azasından Teşkilat-ı Mahsusa Reisi Dr. Bahaeddin Şakir Bey’in Ermenileri öldürmekle suçlandığı ve yargılama sonucu idam cezası aldığı anlaşılmaktadır. Bir diğer detay ise yargılandığı sırada Dr. Bahaeddin Şakir Bey’in firarda olduğunun belirtilmiş olmasıdır.

Dr. Bahaeddin Şakir Bey’le birlikte yargılanan Resneli Nazım Bey de 15 sene kürek cezası almıştır. Dersim eski mebusu Mehmed Nuri ve Elazığ ve Konya Maarif Müdürü Ferid Beğ ise berat etmiştir.

Yargılama esnasında Dr. Bahaeddin Şakir Bey firari olduğundan karar gıyabında (yokluğunda) verilmiştir. Savunma yapmak durumunda oldaydı ne derdi kim bilir. Ancak okuduğumuz bazı kaynaklarında Ermeniler tarafından ağır bir şekilde suçlandıkları görülmektedir. Tabi bu yazılar objektif bakış açısıyla yazılmadığı için olaylara tek taraflı bakmaktadırlar. Söz konusu olaylar esnasında hiçbir olumsuzluk yaşanmamıştır demek mümkün olmayacağı gibi yaşananları sebep sonuç ilişkisi içinde değerlendirmemek de gerçeğin anlaşılamamasına neden olacaktır.[4]

Belgelerin okunmasındaki katkılarından dolayı Osmanlıca Tarih Edebiyat Gerubu üyeleri Hüseyin Dağ, Zafer Şık, Abdülkerim Satuk Buğra Karahan, Mustafa Demirel ve Mehmet Kahramanoğlu’na çok teşekkür ederim.

Saygılarımla,

Murat Tosun

Arşiv Fon Kodu: İ..DUİT. Dosya No: 175, Gömlek No: 67, Tarihi: 27 (Ca) Cemaziye’l-evvel 1338 (17 Şubat 1920), Konusu: Ceza, katl, itlaf, gasp, kürek, hukuk-ı medeniyeden ıskat, beraat; Bahaddin Şakir Bey, Doktor (İttihad ve Terakki Cemiyeti Merkez Azası, Teşkilat-ı Mahsusa Reisi); Nazım Bey (Rumeli, İttihat ve Terakki Cemiyeti Mamuretülaziz Murahhas Reisi); Mehmed Nuri Bey (Dersim Mebusu); Ferid Bey (Mamuretülaziz ve Konya Maarif Müdürü); Tehcir; Ermeniler; Dersaadet Birinci İdare-i Örfiye Divan-ı Harbi; Mamuretülaziz.

image006

Harbiye Nezareti Adliye-i Askeriye Dairesi

İrade-i Seniyye

Ma’muretü’l-aziz vilayeti merkezi ile mülhakatından tehcir edilmiş Ermenileri katl ve itlaf ve mallarını gasb u garat eyledikleri iddiasıyla maznun-ı aleyhim (zanlı) olub hal-i firarda bulunan İttihat-ı Terakki Cemiyeti merkez-i umumisi azasından Teşkilat-ı Mahsusa Reisi Doktor Bahaeddin Şakir Bey’in tafsilatı fi 22 Rebiü’l-ahir Sene (1)338 ve fi 13 Kanun-i-sâni Sene (1)336 tarihli mazbatada muharrer olduğu üzere Mülkiye Ceza Kanunnamesinin yüzseksenbir ve yüzyetmişinci maddelerine tevfikan idamına ve cem’iyyet-i mezkûrenin Ma’muretü’l-aziz murahhas-ı mes’ulü Resneli Nazım Bey’in mezkûr kanunnamenin kırkbeşinci maddesi fıkra-i saniyesi delaletiyle mevadd-ı mezkûreye tatbikan onbeş sene müddetle küreğe konulmasına ve hukuk-ı medeniyeden ıskatına ve her ikisinin emval-i mahcuzesinin (mahkeme kararıyla rehin altına alınmış, haczedilmiş) usuli dairesinde idare ettirilmesine Dersim meb’us-ı sabıkı Mehmed Nuri ve sabık Ma’muretü’l-aziz ve lahik Konya Maarif Müdürü Ferid Beğlerin de beratlarına dair Der-saadet Birinci İdare-i Örfiyye ve Divan-ı Harb’inden Bahaeddin Şakir ve Nazım Beyler hakkında gıyaben ve diğerleri hakkında vücuhen verilmiş karar, firariler ele geçtiklerinde tekrar mahkeme edilmek üzere tasdik olunmuştur.

İşbu irade-i seniyyenin icrasına harbiye nazırı me’murdur. Fi 27 Cemaziye’l-evvel Sene 1338 ve fi 18 Şubat Sene 1336 (17 Şubat 1920)

Harbiye                      Nazırı Sadrazam

image007

Harbiye Nezareti Adliye-i Asakire Dairesi

Huzur-ı Meal-i Mevfur Cenâb-ı Sadârete-penâhiye

Ma’ruz-i çaker-i kemineleridir ki,

Ma’muretü’l-aziz vilayeti merkeziyle mülhekatından tehcir edilmiş Ermenileri katl ve itlaf ve mallarını gasb u garat eyledikleri iddiasıyla maznun-ı aleyhim (zanlı) olan İttihat-ı Terakki Cemiyeti merkez-i umumi azasından Teşkilat-ı Mahsusa Reisi Dr. Bahaeddin Şakir cemiyyet-i mezkûrenin Ma’muretü’l-aziz murahhas-ı mes’ulü Nazım Beğlerin icra-yı mücazatlarına Dersim meb’us-ı sabıkı Mehmed Nuri ve sabık Ma’muretü’l-aziz ve lahik (görevine ilave olarak) Konya Maarif Müdürü Ferid Beğlerin de beratlarına dair Der-saadet Birinci İdare-i Örfiyye ve Divan-ı Harb’inden tanzim olunan mazbata ile irade-i seniyye laihası leffen takdim kılınmağla icabının icra ve emr-i inba buyrulması merhun-ı irade-i aliyye-i fehimaneleridir. Ol-babda emr ü ferman hazret-i veliyyü’l-emrindir.

Fi 20 Cemaziye’l-evvel Sene (1)338 ve fi 11 Şubat Sene (1)336 (10 Şubat 1920)

Harbiye Nazırı

[1]https://muratdursuntosun.wordpress.com/2016/04/13/teskilat-i-mahsusaya-dair-bir-belge/

[2] Şükrü Altın, Teşkilat-ı Mahsusa, Bir Gizli Teşkilatın Öyküsü

[3] https://muratdursuntosun.wordpress.com/2016/01/17/trabzon-valisi-cemal-azmi-bey/

[4] https://muratdursuntosun.wordpress.com/2016/03/06/ermeni-olaylarinin-gelisimi-ve-sebinkarahisarda-yasananlar/

Reklamlar

About Murat Dursun Tosun

30.07.1961 tarihinde İstanbul'da doğdu. İlkokulu ve Ortaokulu Çeliktepe'de okudu. Liseyi ise, Gültepe Endüstri Meslek Lisesinde 1977 yılında tamamladı. 27 Mart 1978 tarihinde İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nde 17 yaşındayken sözleşmeli teknisyen olarak göreve başladı. 1981–82 yılları arasında askerlik görevini yaptı. 1983 yılında tekrar sözleşmeli teknisyen olarak AKM'de göreve başladı. 1984 yılında çıkan bir Kanun'dan yararlanarak Memuriyete geçti. 1990 yılında girdiği ÖSYM sınavı neticesi Açık Öğretim Fakültesi'ne kayıt yaptırdı ve 1994 yılında mezun oldu. Akabinde Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü İşletme Bölümünde Yüksek Lisans Hakkı kazandı ve 3 yıllık eğitimden sonra 1997 yılında Bilim Uzmanı olarak mezun oldu. İş hayatında ise,13 yıllık teknik hizmet çalışmasından sonra Emniyet ve Bakım Şef Yardımcısı, Sivil Savunma Amiri, Fiziki Güvenlik Amiri görevlerinde bulundu. 1997 yılında Şube Müdürü oldu. 1998'den sonra İdari ve Mali İşler ile Güvenlik Şube Müdürlüğü görevlerinde bulundu.Aynı zamanda 7 yıl süre ile Beyoğlu İstiklal Caddesinde bulunan ve 4/5'inden fazlası Maliye Hazinesine ait olan 54 bağımsız bölümlü Kastel İs Merkezi'nde (Atlas Pasajı) kamu adına yöneticilik yaptı. 2005–2006 hac döneminde eşiyle birlikte hacca gitti ve geldikten sonra Nisan 2006'da emekliye ayrıldı. Bloğunda yayınlanmış 1200’ün üzerinde çalışması vardır. Çeçenzade Hacı Hasan Paşa’nın Hayatı (225 sayfa), Çağırgan Baba Es-Seyyid İsmail Hakkı Çağırgan Veli (206 sayfa) , Arşiv Belgelerinde Mindeval-Çamoluk Tarihi (584 sayfa), Arşiv Belgelerinde Alucra-Alucra Tarihi (690 sayfa), Alucra’nın Emektar Şahsiyetleri-İz Bırakanlar (35 sayfa), Arşiv Belgelerinde Karahisar-i Şarki-Şebinkarahisar Tarihi (914 sayfa), Arşiv Belgelerinde Anadolu'ya Kafkas Göçleri İskânları Köle ve Cariyelik Sorunu (449 sayfa), Kethüdazâde Mehmet Emin Ağa-Tirebolu Voyvodası ve Şebinkarahisar Kaymakamı (630 sayfa), Halepli Bir Osmanlı Paşası Mellahzâde Mehmed Mer'i Paşa Hayatı ve Hatırlattıkları (268 sayfa), Ermeni Olaylarının Gelişimi ve Şebinkarahisar'da Yaşananlar (2 Cilt, 1263 sayfa), Suşehri Tarihi Yazılarım (497 sayfa), Arşiv Belgelerinde Alaplı (404 sayfa), Kasımpaşa Tarihi Yazılarım (326 sayfa) ve Alucra Gürbulak Köyü Nam-ı Diğer Feygas, Hanuk Şeyh Mehmed (260 sayfa), Osmanlıca Arşiv Belgelerinde Gümüşhane Yaşananlar ve Ayrıntıları 1695-1928 (2 cilt 1100 sayfa) isimli basılı 15 kitabı bulunmaktadır. Yaklaşık 8 senedir Naht (Hatt-ı Ahşap) sanatıyla da ilgilenmekte olup, 2 kez İstanbul'da 1 kez Şebinkarahisar'da 1 kez de Alucra'da sergi açmıştır. 2015 yılı yaz döneminde Şebinkarahisar Halk Eğitim Merkezinde Naht (Hatt-ı Ahşap) kursu verdi.
Bu yazı Osmanlı Tarihi içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s