OSMANLI’NIN KUTSAL TOPRAKLARDA HİZMET ANLAYIŞI

image001

Kabeyi kuşatan revakların yapımından iç düzenlemesine kadar Osmanlı gereken hassasiyeti bu kutsal mekâna göstermiş, hatta bu belde de ve Medine’de bulunan diğer yerlerde bulunan türbe ve ibadet yerlerine de aynı hassasiyeti göstermiştir.

Bu meyanda üç belgeyi inceleyerek mevzuya açıklık getirmeye çalışacağız. 1837 tarihli belgelerde Harem-i Şerif’in döşenmesinde kullanılmak üzere Marmara adasında kesilip hazırlanan mermerlerin yollandığından bahsedilmektedir. Kesilen 200 aded mermerler önce Der-saadet’e getirilmiş buradan da Mekke’ye yollanmıştır. Muhtemelen Cidde’ye kadar gemiyle taşınan mermerler buradan develerle oluşturulan kervanlarla Mekke’ye götürülmüş olmalıdır.

Ancak götürülen mermerlerin yetmeyeceği anlaşıldığından ve bu arada Mısır’da mermer madeni keşfedildiğinden buradan temin edilmesi kararlaştırılmıştır. Mısır’dan karşılanacak mermerlerin ücretinin Mısır’ın ödeyeceği vergiden karşılanması kararlaştırılmıştır.

Fakat bu arada başka bir sorun daha çıkmıştır. O da ihtiyaç duyulan mermerleri Mısır’da hazırlayacak yeterli ustanın olmadığının anlaşılmış olmasıdır. Hazırda bulunan mermerlerinden ihtiyacı karşılamaktan uzak olduğu anlaşıldığından ve mevcut şartlarda ihtiyaç duyulan mermerlerin hazırlanması çok zaman alacağından İstanbul’dan 15 mermer ustasının Mısır’a yollanmasına karar verilmiştir.

Diğer belge Hazreti Hamza’nın türbesiyle ilgilidir. 1859 tarihli belgeden Hz. Hamza’nın kabrinin bulunduğu yerde türbesinin olduğu ve tamir edildiği anlaşılmaktadır. Türbenin tamirinden sorumlu Hurşit Efendi’nin mermer bir levha üzerine adını yazdırarak türbenin duvarına astırdığı haber alındığından bu durum hoş karşılanmamış ve derhal kaldırttırılması talimatı talimatı verildiği gibi benzer yerlerde ve kutsal mekânlarda bu gibi davranışlardan kaçınılması gerektiği belirtilmiştir. Burada bu nevi hizmetlerin şahsa mal edilemeyeceğinden hareket edilmiş olabileceği düşünülmüş olabileceği gibi devlet veya vakıf hazinesinden yapılan harcamanın sankı bir şahıs tarafından yapılmış gibi gösterilmesinin de kabul edilmemiş olması mümkündür.

Netice olarak Osmanlı döneminde buralar şen ve refah tutulmaya çalışılmış, saygıda kusur edilmemiştir. Daha önceki bir çalışmamızda da buraların aydınlatılması için kapsamlı çalışmalar yapıldığını görmüştük.[1]

Belgelerin okunmasındaki katkılarından dolayı Osmanlıca Tarih Edebiyat Grubu üyelerinden Zafer Şık, Mehmet Kahramanoğlu, Aşiyan Sahaf Etem Çoşkun, Süleyman Köse, Ömer Faruk Gedik, Mahire Yazar Kiremitçi, Şule İyigönül Atasagun, Fatma Temur, Arzu Selvi ve Rümeysa Odabaş’a çok teşekkür ederim.

Saygılarımla,

Murat Dursun Tosun

muratdursuntosun@wordpress.com

Arşiv Fon Kodu: HAT, Dosya No: 556, Gömlek No: 27472 C, Tarihi: 21  (Za) Zilkade 1252 (27 Şubat 1837), Konusu: Peygamber Türbesi’ne döşenmek üzere tekrar bin parça mermer gönderilmesi.

 

image002

Devletlü, inayetlü, ubbehetlü, veliyyü’n-niam vufuru’l-himem efendim sultanım hazretleri

Zerre turab-ı (toz ve toprak) müstetab-ı (güzel) sürme-zen dide-i melek ve dizesinin cevahir-nesna-yı gevher-taç-ı neyyir-felek olan beldeteyn-i mübareketeyn hakkında zat-ı şevket-simat-ı hazret-i cihandarinin kemal-i hürmet ve duayan-ı mülükâneleri iktizasınca bundan mukaddem (önce) Harameyn müdiri nasb ve irsal buyurulan (atanıp, yollanan) rical-i devlet-i aliyyeden atufetlü Şerif Bey Efendi bendeleri mukteza-yı me’muriyeti üzere ol-savb-ı mağfiret-i edebe bi’l-vusul takdim olunan takriratın birinde Harem-i Şerif kabz-ı redif cenab-ı risalet-penâhide vaki sütun-ı şerif-i aralarına ve sair mevaki-i mübarekeye ferş olunmak (döşenmek) üzere mukaddemce Der-saadet’den ikiyüz seng mermer (mermer taş) gönderilmiş ise de mahal-i mübareke-i mezkûrda matlubu vechile tesviye ve tanzimi zımnında bunlardan maada bin aded mikdarı seng mermer (mermer taş) kifayet ideceği iş’ar olunmuş ve ol-tarafdan gönderilmesinde usret (zorluk) ve Mısır canibinde rivayet olunmakda olan mermer madeninden bahası takasid-i Mısıriyeye mahsub olmak üzere güzelce imar ve irsalinde hasbu’l-mevaki suhulet olacağından ol-vechile tesviye irsali mukteza-yı irade-i hayriyet ade-i hazret-i hilâfet-penâhi olduğu bu defa şeref-res-i vürud ve cila-saz-ı bahire-i şuhud olan bir kıt’a ferman-name-i asâfânelerinden rehin-i iz’an-ı çakerânem olan olmuş ve rivayet olunduğu üzere bu tarafda mermer madeni zuhur etmiş (bulunmuş) olub her halde infaz-ı iktiza-yı irade-i seniyye-i vecibe-i cid-i rikkat (boynum kıldan ince) olduğundan fazla işbu hidmet-i celilenin hüsn-i ifası mefharet (şeref veren) ârâ-yı diniyyeden bulunarak sür’at-i tesviye ve irsali (hazırlanıp yollanması) lazım gelmiş ise de ol-mikdar (o kadar) mermeri müddet-i kalile (az müddet) zarfında tesviye ve tecliye idecek (düzeltip cilalayacak) mermerci usta(sı) Mısır’da kalil (az) ve hazır bulunanlar ile iktifa olunsa (yetinilse), tehiyye (hazır ve amade kılınarak) irsali (yollanması) hususu muhtac-ı zaman-ı tavil (uzun zamana ihtiyaç) olduğundan beyan buyurulan kıyas üzere bir’an akdem (biran önce) tanzim ve takdimlerine mübaderet olunmak (hazırlanıp yollanmasına başlanması) içün Der-saadet’den on onbeş nefer ustanın irsaline (gönderilmesine) inayet-i aliyyeleri sezâvar ve hidmet-i celile-i mezburenin serian ifasıyla bende-i iltifat-ı şermendeleri (mahcubiyetleri) dahi müftehir ve minnettar buyurulmak babında ve her halde emr ü ferman hazret-i men-lehü’l-emrindir.

Fi 21  (Za) Zilkade 1252 (27 Şubat 1837)   

Arşiv Fon Kodu: HAT, Dosya No: 556, Gömlek No: 27472 A, Tarihi: 29 (Z) Zilhicce 1252 (6 Nisan 1837), Konusu: Peygamber Türbesi’ne döşenecek mermerlerin İstanbul’dan gönderilmesi. a.g.y.tt

image003

Ma’ruz-i çaker-i rikkat-i mefruzlarıdır ki,

Harem-i Şerif-i rahmet-i redife ferş olunacak (döşenecek) mermer taşların suret-i hüsn-i tesviyesine ve hususat-ı saireye dair mukaddemce takdim-i hâk-i pây-i veliyyü’n-niamileri kılınan ariza-i bendegânemle devletlü Mısır valisi hazretlerinin tahrirat-ı mevrudesi ba-teskere-i sami mübarek ve mes’ud hâk-i pây-i ihsan-feza-yi hazret-i cihândariye arz ile lede’l-istizan zikr olunan mermer taşların teberrüken (uğurlu olarak) ve teyemmünen (uğur sayarak) bir cins olmak üzere cümlesinin Der-aliye’den bi’t-tedarik tebrikât-ı seniyye-i saire ile beraber irsali kararlaştırılmış olan sefine-i hümâyûna vaz’ olunarak mahal-i alisine takdim ve tesyarı hususuna emr ü irade-i hayriyet-ade-i mülükâne sanih ve erzan buyurulmuş olduğundan tezkire-i samiye-i mezkûrenin cevab-ı aliyyesi malum-ı çakerileri oldukdan sonra yine iade ve isbal olunmak üzere savb-ı çakeriye gönderilmiş olduğuna dair asabi-i zib-i tazim olan emir-name-i seniyyeleri meali ve irade-i seniyye müfad-ı münifi karin-i derk-i acizi olmuş ve zikr olunan mermerlerin bu tarafdan serian tedarik ve tesviyesine mübaderet fariza-i dikkat ubudiyet bulunmuş olduğundan mucebince tanzimine ibtidar olunacağı ve evrak-ı mürsele takımıyla iade ve irsal kılınmış olduğu muhat-ı ilm-i veliyyü’n-niamileri buyuruldukda ol-babda emr ü ferman hazret-i men-lehü’l-emrindir.

Arşiv Fon Kodud: A.}MKT.UM.. Dosya No: 375, Gömlek No: 50, Tarihi: 06 (R) Rebiü’l-ahir 1276 (2 Kasım 1859), Konusu: Hazret-i Hamza Türbesini tamir eden Hurşid Efendi kendi adını da bir mermer taşa yazarak duvara koyduğundan bunun kaldırılması.

image004

Şeyhü’l Harem-i Hazret-i Nebeviye

(Harem-i Şerif/Mekke Şehri’ne)

Hazret-i Hamza Radyallahû Te’ala Anh Efendimizin türbe-i mu’attaraları (güzel kokulu türbeleri) divarına tamirat aliyye muavini saadetlü Hurşid Efendi hazretlerinin bir mermer üzerine namını hak ile vaz’ ettirmiş olduğu bu kere tahkik ve istihbar olunub malum-ı devletleri buyurulduğu ve bi’d-defaat tevcih ve iş’ar kılındığı üzere Harem-i Şerif Hazret-i Nebevi ve sair mahal-i mukaddesenin hey’et-i kadimesi üzere tamir ve inşasıyla bu misillü evza’ mücanebet olunması (benzer durumlardan sakınılması) matlub-ı kat’i-i canib-i hilâfet-penâhi olarak mezkûr taşın oradan kaldırılması lazımeden olmasıyla beraber mezkûr taşın ber-minval-i muharrer def’iyle belde-i tayyibede kaide-i kadimenin tamirini mucib olur vaz’ ve halatın fimabad (bundan sonra) vukua getirilmemesi üzere dikkat-i kâmile ve ve nezaret-i mütemadiye icrasına himmet buyurulması siyakında sukka-i mahsusa.

[1] https://muratdursuntosun.wordpress.com/2016/03/05/harem-i-serif-ve-medine-i-munevverenin-elektrikle-aydinlatilmasi/

Reklamlar

About Murat Dursun Tosun

30.07.1961 tarihinde İstanbul'da doğdu. İlkokulu ve Ortaokulu Çeliktepe'de okudu. Liseyi ise, Gültepe Endüstri Meslek Lisesinde 1977 yılında tamamladı. 27 Mart 1978 tarihinde İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nde 17 yaşındayken sözleşmeli teknisyen olarak göreve başladı. 1981–82 yılları arasında askerlik görevini yaptı. 1983 yılında tekrar sözleşmeli teknisyen olarak AKM'de göreve başladı. 1984 yılında çıkan bir Kanun'dan yararlanarak Memuriyete geçti. 1990 yılında girdiği ÖSYM sınavı neticesi Açık Öğretim Fakültesi'ne kayıt yaptırdı ve 1994 yılında mezun oldu. Akabinde Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü İşletme Bölümünde Yüksek Lisans Hakkı kazandı ve 3 yıllık eğitimden sonra 1997 yılında Bilim Uzmanı olarak mezun oldu. İş hayatında ise,13 yıllık teknik hizmet çalışmasından sonra Emniyet ve Bakım Şef Yardımcısı, Sivil Savunma Amiri, Fiziki Güvenlik Amiri görevlerinde bulundu. 1997 yılında Şube Müdürü oldu. 1998'den sonra İdari ve Mali İşler ile Güvenlik Şube Müdürlüğü görevlerinde bulundu.Aynı zamanda 7 yıl süre ile Beyoğlu İstiklal Caddesinde bulunan ve 4/5'inden fazlası Maliye Hazinesine ait olan 54 bağımsız bölümlü Kastel İs Merkezi'nde (Atlas Pasajı) kamu adına yöneticilik yaptı. 2005–2006 hac döneminde eşiyle birlikte hacca gitti ve geldikten sonra Nisan 2006'da emekliye ayrıldı. Bloğunda yayınlanmış 1200’ün üzerinde çalışması vardır. Çeçenzade Hacı Hasan Paşa’nın Hayatı (225 sayfa), Çağırgan Baba Es-Seyyid İsmail Hakkı Çağırgan Veli (206 sayfa) , Arşiv Belgelerinde Mindeval-Çamoluk Tarihi (584 sayfa), Arşiv Belgelerinde Alucra-Alucra Tarihi (690 sayfa), Alucra’nın Emektar Şahsiyetleri-İz Bırakanlar (35 sayfa), Arşiv Belgelerinde Karahisar-i Şarki-Şebinkarahisar Tarihi (914 sayfa), Arşiv Belgelerinde Anadolu'ya Kafkas Göçleri İskânları Köle ve Cariyelik Sorunu (449 sayfa), Kethüdazâde Mehmet Emin Ağa-Tirebolu Voyvodası ve Şebinkarahisar Kaymakamı (630 sayfa), Halepli Bir Osmanlı Paşası Mellahzâde Mehmed Mer'i Paşa Hayatı ve Hatırlattıkları (268 sayfa), Ermeni Olaylarının Gelişimi ve Şebinkarahisar'da Yaşananlar (2 Cilt, 1263 sayfa), Suşehri Tarihi Yazılarım (497 sayfa), Arşiv Belgelerinde Alaplı (404 sayfa), Kasımpaşa Tarihi Yazılarım (326 sayfa) ve Alucra Gürbulak Köyü Nam-ı Diğer Feygas, Hanuk Şeyh Mehmed (260 sayfa), Osmanlıca Arşiv Belgelerinde Gümüşhane Yaşananlar ve Ayrıntıları 1695-1928 (2 cilt 1100 sayfa) isimli basılı 15 kitabı bulunmaktadır. Yaklaşık 8 senedir Naht (Hatt-ı Ahşap) sanatıyla da ilgilenmekte olup, 2 kez İstanbul'da 1 kez Şebinkarahisar'da 1 kez de Alucra'da sergi açmıştır. 2015 yılı yaz döneminde Şebinkarahisar Halk Eğitim Merkezinde Naht (Hatt-ı Ahşap) kursu verdi.
Bu yazı Osmanlı Tarihi içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s