TİREBOLULU ALİ’NİN ÜÇ YIL KÜREK CEZASINA ÇARPTIRILMASI

21 Ekim 1860 tarihli belgede kendisi Bekçi olan Tirebolulu Ali’nin Kastamonu eski valisi Mehmed Paşa’nın Beşiktaş’da  Acı Çeşme muhitinde bulunan konağına gece hırsızlık nedeniyle duvardan atlayarak bahçeye ve eve girdiği  çalmak üzere hazırladığı eşyayı alıp götüremeden yakalandığı, kendisinin de suçunu itiraf ettiği belirtilmektedir.

Yargılama aşamasında hırsızlık olayının tam olarak gerçekleşmediği gibi bir değerlendirme de yapılmış ise de durumun ortada olması korkup yakalanması çalmak üzere hazırladığı eşyaları alıp götüreceği, bu nedenle geçici olarak küreğe konulması gerektiği ifade edilmiştir. Netice olarak da 3 sene müddetle küreğe konulmasına karar verilmiştir.

Bir atasözünde hırsız içeriden olunca kilit işe yaramaz derler. Tam da bu durum için söylenmiş bir söz. Vatandaşın canını malını korusun diye istihdam edilen ve kendisine yetki verilen Tirebolulu Ali, tam aksini yaparak kendine duyulan güveni istismar ederek kendisi hırsızlığa soyunmuştur. Bazen hukukda anlamakda zorlanılan değerlendirmeler de yapılabilmektedir.

Şöyle ki, adamın evine girmiş, eşyalarını toparlamış,alıp kaçmak üzereyken yakalanmış, neymiş hırsızlık fiili tam olarak gerçekleşmemiş. Senin başkasının evinde ne işin var. Adamın evinin kapısını kırmış veya kilidini açmışsın, konut dokunulmazlığını ihlal etmişsin, eşyalarınının değerli olanlarını yani yükte hafif pahada ağır olanlarını çıkınına doldurmuşsun, daha bunun hırsızlığın fiile dönüşmediği şeklinde bir değerlendirmesi olur mu?  Daha açıkçası hırsızlığa teşebbüs ile hırsızlık olarak bir ayrım yapılması gibi bir değerlendirme yapıldığı anlaşılmaktadır.

Ancak bu neticeyi değiştirmemiş ve Tirebolulu Ali’nin üç yıl süreyle küreğe konulmasına karar verilmiştir. Aslında suçu işleyenin kamu görevlisi olması dikkate alınarak bir üç yıl da ağırlaştırılmış ceza uygulanması gerekirdi.

Öyle değil mi suç ve suçluyla mücadele etmesi gereken kişi engel olması gereken suçu bizzat işlerse bunun caydırıcı bir cezası da olması gerekir ki oto kontrol sağlanabilsin.

Belgenin okunmasındaki katkılarından dolayı Osmanlıca Tarih Edebiyat Grubu üyelerinden Zafer Şık, Mustafa Demirel ve Tuncay Bayır’a çok teşekkür ederim.

Saygılarımla,

Murat Dursun Tosun

muratdursuntosun@wordpress.com

Arşiv Fon Kodu: A.}MKT.MVL. Dosya No: 121, Gömlek No: 55, Tarihi: 05 (R) Rebiü’l-ahir 1277 (21 Ekim 1860), Konusu: Eski Kastamonu Valisi Mehmed Paşa’nın Beşiktaş’daki konağını soyarken yakalanan Tirebolulu Ali’nin üç sene Tersane’de küreğe vaz’ı.

image002

Buyuruldu-i Âlî

Bekçi taifesinden Tirebolulu Ali’nin Kastamonu valisi sabık devletlü Mehmed Paşa Hazretlerinin Beşiktaş’da  Acı Çeşme’de kain konağına leylen sirkat niyetiyle divardan aşarak girmiş ve alub götürmek üzere hazırlamış olduğu eşya-yı derun-ı haneden çıkarmaksızın tutulmuş olduğu ikrarıyla tebeyyün etmiş ise de madde-i sirkat fiile çıkmamış olduğu tahkik meclisinin   varid olan mazbatasında iş’ar olunmuş olub ancak merkûm konağ-ı mezkûr derununda görülüb tutulmamış olsa eşya-yı mezkûreyi alub gideceğine şüphe olmamasına nazaran bunun tasmim (kasd) eylediği fiil-i sirkatin (hırsızlık fiilinin) şu sebeb mani-i hayluletiyle (korku nedeniyle) fiile çıkmamış olduğu anlaşıldığına ve kanun-ı cezanın yüz sekseninci maddesinde eğer cerh ve katl fiili zaten katl kastıyla olubda carih ve daribin yedd-i ihtiyarında olmayan esbab-ı mania hayluletiyle madde-i katl fiile çıkmamış idiğü tebeyyün eyler ise carih ve darib olan kimsenin her halde muvakkaten küreğe konulması muharrer bulunduğuna binaen kıyasen merkûmun dahi mütecasir olub ber-vech-i muharrer esbab-ı mania hayluletiyle dahil olamadığı madde-i sirkatin asl faili hakkında tertib eden muvakkat kürek cezasının en hafif derecesi olmak üzere habds tarihi olan yetmiş yedi senesi Muharreminin on üçüncü gününden itibaren üç sene müddetle Tersane-i Âmirede vaz’-ı kürek olunarak hitam-ı müddetinde kefalet alınarak sebilinin tahliyesi Meclis-i Vâlâ’dan ba-mazbata ifade olunmuş olmağla ber minval-i muharrer icabı icra olunmak.

Fi 5 (R) Rebiü’l-ahir Sene (12)77 (21 Ekim 1860)

Reklamlar

About Murat Dursun Tosun

30.07.1961 tarihinde İstanbul'da doğdu. İlkokulu ve Ortaokulu Çeliktepe'de okudu. Liseyi ise, Gültepe Endüstri Meslek Lisesinde 1977 yılında tamamladı. 27 Mart 1978 tarihinde İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nde 17 yaşındayken sözleşmeli teknisyen olarak göreve başladı. 1981–82 yılları arasında askerlik görevini yaptı. 1983 yılında tekrar sözleşmeli teknisyen olarak AKM'de göreve başladı. 1984 yılında çıkan bir Kanun'dan yararlanarak Memuriyete geçti. 1990 yılında girdiği ÖSYM sınavı neticesi Açık Öğretim Fakültesi'ne kayıt yaptırdı ve 1994 yılında mezun oldu. Akabinde Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü İşletme Bölümünde Yüksek Lisans Hakkı kazandı ve 3 yıllık eğitimden sonra 1997 yılında Bilim Uzmanı olarak mezun oldu. İş hayatında ise,13 yıllık teknik hizmet çalışmasından sonra Emniyet ve Bakım Şef Yardımcısı, Sivil Savunma Amiri, Fiziki Güvenlik Amiri görevlerinde bulundu. 1997 yılında Şube Müdürü oldu. 1998'den sonra İdari ve Mali İşler ile Güvenlik Şube Müdürlüğü görevlerinde bulundu.Aynı zamanda 7 yıl süre ile Beyoğlu İstiklal Caddesinde bulunan ve 4/5'inden fazlası Maliye Hazinesine ait olan 54 bağımsız bölümlü Kastel İs Merkezi'nde (Atlas Pasajı) kamu adına yöneticilik yaptı. 2005–2006 hac döneminde eşiyle birlikte hacca gitti ve geldikten sonra Nisan 2006'da emekliye ayrıldı. Bloğunda yayınlanmış 1200’ün üzerinde çalışması vardır. Çeçenzade Hacı Hasan Paşa’nın Hayatı (225 sayfa), Çağırgan Baba Es-Seyyid İsmail Hakkı Çağırgan Veli (206 sayfa) , Arşiv Belgelerinde Mindeval-Çamoluk Tarihi (584 sayfa), Arşiv Belgelerinde Alucra-Alucra Tarihi (690 sayfa), Alucra’nın Emektar Şahsiyetleri-İz Bırakanlar (35 sayfa), Arşiv Belgelerinde Karahisar-i Şarki-Şebinkarahisar Tarihi (914 sayfa), Arşiv Belgelerinde Anadolu'ya Kafkas Göçleri İskânları Köle ve Cariyelik Sorunu (449 sayfa), Kethüdazâde Mehmet Emin Ağa-Tirebolu Voyvodası ve Şebinkarahisar Kaymakamı (630 sayfa), Halepli Bir Osmanlı Paşası Mellahzâde Mehmed Mer'i Paşa Hayatı ve Hatırlattıkları (268 sayfa), Ermeni Olaylarının Gelişimi ve Şebinkarahisar'da Yaşananlar (2 Cilt, 1263 sayfa), Suşehri Tarihi Yazılarım (497 sayfa), Arşiv Belgelerinde Alaplı (404 sayfa), Kasımpaşa Tarihi Yazılarım (326 sayfa) ve Alucra Gürbulak Köyü Nam-ı Diğer Feygas, Hanuk Şeyh Mehmed (260 sayfa), Osmanlıca Arşiv Belgelerinde Gümüşhane Yaşananlar ve Ayrıntıları 1695-1928 (2 cilt 1100 sayfa) isimli basılı 15 kitabı bulunmaktadır. Yaklaşık 8 senedir Naht (Hatt-ı Ahşap) sanatıyla da ilgilenmekte olup, 2 kez İstanbul'da 1 kez Şebinkarahisar'da 1 kez de Alucra'da sergi açmıştır. 2015 yılı yaz döneminde Şebinkarahisar Halk Eğitim Merkezinde Naht (Hatt-ı Ahşap) kursu verdi.
Bu yazı Osmanlı Tarihi içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s