1767’DE FATİH CAMİSİNİN DEPREMDEN ZARAR GÖRMESİ

image001

İstanbul’un bu güne kadar çok sayıda deprem yaşadığı bilinmelidir. II. Bayazıd’ın hükümdarlığı döneminde 10 Eylül 1509 günü gece saat 04.00’te meydana gelen deprem, İstanbul için çok yıkıcı oldu. ”Kıyamet-i Sugra” yani ”Küçük Kıyamet” olarak adlandırılan depremden sonra padişah Edirne’ye gitti. İnsanlar ne olduğunu anlayamadan bütün şehir harap oldu. Bolu’dan Edirne’ye kadar kendini hissettiren depremde şehir halkının yaklaşık yüzde 10’u deprem sonucu ya öldü ya da yaralandı. Deprem en büyük hasarı camilere verdi. 109 cami tamamen yıkılırken ayakta kalanların da tümünün minaresi tahrip oldu. 1070 ev yıkıldı, surlar zarar gördü, burçlardan 49’u yıkıldı ya da ağır hasar gördü. Ayasofya Camisi’nin ise fetihten sonra yapılan minaresi yıkıldı. 2. Bayazıd’ın Topkapı Sarayı’ndaki yatak odası da depremden çöktü, ancak padişah bir kaç saat önce odadan ayrıldığı için zarar görmedi.

İstanbul’da 22 Mayıs 1766’da yaşanan deprem, 1509’dan sonra yaşanan ikinci büyük deprem olma özelliği taşımaktadır. Kurban Bayramı’nın üçüncü gününe denk gelen deprem, bir perşembe günü, güneş doğduktan yarım saat sonra meydana geldi. Deprem sırasında korkunç gürültüler işitildi ve bu gürültüleri yaklaşık 2 dakika süren bir sarsıntı takip etti. Bundan sonra ise 4 dakika kadar süren düşük şiddetli deprem oldu. Bu depremin artçısı olan sarsıntılar 8 ay devam etti. Depremde yaklaşık 4 bin kişi öldü, çok sayıda kişi de yaralandı. Depremde Fatih Camisi tamamen harap oldu (Fatih Camisi her depremde büyük zarar gördü), 100’den fazla öğrenci medresenin yıkıntıları altında kaldı. Sultanahmet, Çorlulu Ali Paşa, İbrahim Paşa, Davud Paşa, Firuzağa, Hafız Ahmed Camileri de hasar gördü. Topkapı Sarayı, Eski Saray ve surlar da etkilendi. Devrin padişahı 3. Mustafa bir kaç gün boyunca çadırda kaldıktan sonra İstanbul’u terk ederek Edirne’ye gitti. Vezirhan, Hırkacılar, Şekerciler, Baltacılar, Çuhacılar ve Kalpakçılar Hanlarında bazı bölümler yıkıldı. Kapalıçarşı, Esir Pazarı ve Örücüler Çarşısı da hasar gördü. Yerebatan Sarnıcı’nın desteklerinden biri çöktü ve şehir sular altında kaldı. Yollar ve köprüler hasar gördü, bazı yollar kapandı. Halk uzun süre çadırlarda kaldı. Artçı depremlerin 8 ay sürmesi ve 5 Ağustosta da şiddetli bir depremin daha yaşanması insanların evlerine uzun süre girmesini engelledi. Şehirdeki gıda depolarının ve hanların yıkılması veya harap olması sonucu yiyecek sıkıntısı doğdu, içme suyu şebekesinin zarar görmesi halkın temiz su bulmasını zorlaştırdı.[1]

14 Nisan 1767 tarihli belgede zelzeleden yıkılan Fatih Camii’nin tamiri için Marmara’dan getirtilecek mermer direk, başlık ve söve taşlarının hemen gönderilmesi istenilmiştir. Belgeden 1766 depreminde yıkılan Fatih Camisinin hemen tamirine veya yeniden inşasına başlanıldığı ve bunun için Marmara Adası’ndan çıkan mermerlerin kullanıldığı anlaşılmaktadır.

Marmara naibine yazılan yazıda ihtiyaç duyulan mermer taşların sayıları verilerek zamanında yetiştirilmesi istenilmektedir. Ayrıca öyle şiddetli bir talimat verilmektedir ki gevşeklik gösterilirse sorumluların ağır şekilde cezalandırılacağı da belirtilerek korku verilmiştir.

4 Ekim 1782 tarihli belgede ise yeniden inşa edildiği belirtilen Fatih Camisi için gerekli olan mermer sütunlar ile diğer mermerlerin Marmara’da Taşcılar Kethüdası Mehmed tarafından satın alınarak gemilerle İstanbul’a sevki için Marmara Naibi’ne ve Subaşı’sına tuğralı emir verilmesi istenilmiştir. Buradan çıkan sonuç 1766 depreminden sonra 1782’ye kadar aradan geçen 16 sene zarfında Fatih Camisi için gerekli mermer malzemelerin temin edilemediği anlaşılmaktadır.

Tamamen el işçiliğine dayalı imalatın yapıldığı Marmara adasında aynı zamanda Donanma için gerekli mermer güllelerin de yapıldığı dikkate alındığında[2] özel imalat gerektiren cami malzemelerinin hazırlanmasının zaman aldığı düşünülebilir. Ya da 1767’deki yazımadan sonra İstanbul’da başka bir deprem olmuş ve Fatih Camisi bundan da etkilenmiş olabilir.

Belgelerin okunmasındaki katkılarından dolayı Osmanlıca Tarih Edebiyat Grubu üyelerinden Zafer Şık, Mustafa Demirel, Abdullah Ertürk, Bektaş Kaya, Levent Kürşat Kırca, Bekir Turan, Kerem Bakır, Hafize Bozkurt, Mahire Yazar Kiremitçi ve Şule İyigönül Atasagun’a çok teşekkür ederim.

Saygılarımla,

Murat Dursun Tosun

muratdursuntosun@wordpress.com

Arşiv Fon Kodu: C..EV.. Dosya No: 584, Gömlek No: 29472, Tarihi: 15 (Za) Zilkade 1180 (14 Nisan 1767), Konusu: Zelzeleden yıkılan Fatih Camii’nin tamiri için Marmara’dan getirtilecek mermer direk, başlık ve söve taşlarının hemen gönderilmesi.

 

????????????????????????????????????

Marmara naibine hüküm ki;

Ecdad-ı izâmımdan cennet-mekân hald-aşiyân merhum ve mağfurleh Ebu’l-feth Sultan Mehmed Han subite aleyhi sicali’l-gufran hazretlerinin İstanbul’da vaki’ âsâr-ı celilelerinden olan cami-i şerif bi-iradetillahi te’ala vuku’-bulan zelzele takribi ile (tahmini) münhedim (yıkılmaya yüz tutmuş) ve muhtac-ı tecdid (yenilenmeye muhtaç) olub fi-asl ebniye-i saire rasanet gibi kaviyyüs-esas olduğu tahkik olunmakdan naşi müceddeden kemal-i metanet (sağlamlık) üzere binasına irade-i aliyye-i mülükânem taallüm etmekle cami-i şerif-i mezkûr ebniyesine (binasına) ol canibde kat’ ve nakli iktiza eden ahcarın (taşların) tul (uzunluk) ve arz (genişlik) ve kalınlığı takdim olunarak baş muhasebeden ber-kat’-ı mümza sureti ihraç ve irsal olunmakla imdi ber-vech-i muharrer cami-i şerif-i mezkûr hayr-ı emcedim merhum müşarün-ileyhin miran-ı celilelerinden olub zaman-ı şevket-nişanımda kemal-i resanet (sağlamlıkla) ve metanet (dayanıklılık) üzre müceddeden (yeniden) binası matlub-ı hümâyunum olduğu cihetden derun-ı suret-i defterde beyan olduğu üzre çeperine (duvarına) muvafık bir pencere içün iki yüz elli aded mermer söve (kapı ve pencerelerin yerleştiği kasa) ve pencere başlıklarıçün ikiyüz elli altı aded alt ve üst söve ve elli altı sütun ve altı yüz mermer taban ve üç yüz mermer pehlü (büyük yassı taş) ve yetmiş aded bettal kürsü ve sekiz aded direk başlıkları ve yüz elli aded mermer pehlü ve kat’ ve iskelelere nakl ve hala cami-i şerif-i mezkûrun binasına me’mur iftiharu’l-efzâ ve’l-ekâbir müctemi’u cemi’ü’l-meali ve’l-mefâhir bi’l-fiil baş defterdarım İbrahim Sârim dâme ve uluvvuhû tarafından ta’yin olunan zide kadrihu tarafından kabzına me’mun teslim ve tekmilen sefinelere tahmil ve der-saadetime tesyir ve tesbil ittirilmesi ferman olmağın hasseten işbu emr-i celilü’l-kadrime ısdar ve irsal olunmuştur. İmdi vusülünde ahcar-ı mezkûre derun-ı suret-i defterde mestur çaplarına göre acilen kat’ tekmilen iskeleye nakl ve kabzına memura teslim ve sefinelere tahmil birle muaccelen der-aliyyeme sevk ve tesbile ihtimam ve ve dikkat eyleyesiz. Şöyle ki zikr olunan ahcâr ebniye-i sâire içün matlub olmayub cami-i şerif-i mezkûr içün iktiza itmekle bir an akdem çaplarına muvafık olmak şartıyla iskeleye nakl ve kabzına memurlara teslim ve irsale sarf-ı vâsi u kudret ve Ma’azallahu-te’ala bu babda edna (çok az) mertebe ihmâl ve müsâmaha ve hadd çapında noksan gönderilmek lazım gelür ise taşçıların her biri nefy ve kal’a-bend misillü te’dib ile iktifa olunmayub tertib-i ceza ile mücâzât olacakların (cazalandırılacakların) kendülere tefhim (anlatılması) ve ana göre bu hususu umûr-ı sâirelerine takdim itdürülmek temşiyet-i maslahata bezl-i tab u takat ve hilaf-ı rızâ-yı hümâyûnum hareketinde tevakki (çekinme) ve mücanebet eylemek (sakınma) bâbında ferman-ı âlişanım sadır olmuşdur.

Fî 15 Eylül Sene 1180 (26 Eylül 1767)

Arşiv Fon Kodu: C..EV.. Dosya No: 633, Gömlek No: 31912, Tarihi: 26 (L) Şevval 1196 (4 Ekim 1782), Konusu: İnşa edilen Fatih Camisi için luzumlu olan mermer sütunlar, behle vesair taş ve iktiza eden mermerlerin Marmara’da Taşcılar Kethüdası Mehmed tarafından mubayaa ve gemilere konularak İstanbul’a sevki için Marmara Naibi’ne ve Subaşı’sına tuğralı emir verilmesi.

????????????????????????????????????

Sahh

Mucebince hüküm buyuruldu. Fi 26 (L) Şevval Sene (1)196 (6 Ağustos 1782)

Devletlü, inayetlü, merhametlü efendim sultanım hazretleri sağ olsun.

Arzuhal-i kullarıdır ki; Ba-ferman-ı âli bina ve inşasına me’mur olduğum Ebu’l-feth Sultan Mehmed Han Hazretlerinin cami-i şerifi içün muktezi olan mermer sütunlar ve behle ve söve ve sair ecnâs (çeşitli) seng (taş) ve iktiza eden mermerlerin acnâsıyla defter mucebince taşçılar kethüdası Muhammed kulları mübaşertiyle mübaya ve bir saat mukaddem sefinelere vaz’ ve asitane-i âliyyeye ib’as olunmasını (gönderilmesini) havi Marmara naibi efendi ve subaşısına hitaben bir kıt’a tuğralı emirnâme-i âli inayet ve ihsan buyurulmak babında emr ü ferman devletlü, inayetlü, merhametlü efendim sultanım hazretlerinindir.

Bende El-hac Mustafa voyvoda-i Galata hâlâ

[1] http://pcard.blogcu.com/tarihte-istanbul-depremleri/3929092

[2] https://muratdursuntosun.wordpress.com/2016/06/14/mermer-yuvarlaklar-nam-i-diger-gulle-gurle/

DSCF0473 DSCF0463

11265050_887532104644410_4651343438164019283_n

Reklamlar

About Murat Dursun Tosun

30.07.1961 tarihinde İstanbul'da doğdu. İlkokulu ve Ortaokulu Çeliktepe'de okudu. Liseyi ise, Gültepe Endüstri Meslek Lisesinde 1977 yılında tamamladı. 27 Mart 1978 tarihinde İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nde 17 yaşındayken sözleşmeli teknisyen olarak göreve başladı. 1981–82 yılları arasında askerlik görevini yaptı. 1983 yılında tekrar sözleşmeli teknisyen olarak AKM'de göreve başladı. 1984 yılında çıkan bir Kanun'dan yararlanarak Memuriyete geçti. 1990 yılında girdiği ÖSYM sınavı neticesi Açık Öğretim Fakültesi'ne kayıt yaptırdı ve 1994 yılında mezun oldu. Akabinde Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü İşletme Bölümünde Yüksek Lisans Hakkı kazandı ve 3 yıllık eğitimden sonra 1997 yılında Bilim Uzmanı olarak mezun oldu. İş hayatında ise,13 yıllık teknik hizmet çalışmasından sonra Emniyet ve Bakım Şef Yardımcısı, Sivil Savunma Amiri, Fiziki Güvenlik Amiri görevlerinde bulundu. 1997 yılında Şube Müdürü oldu. 1998'den sonra İdari ve Mali İşler ile Güvenlik Şube Müdürlüğü görevlerinde bulundu.Aynı zamanda 7 yıl süre ile Beyoğlu İstiklal Caddesinde bulunan ve 4/5'inden fazlası Maliye Hazinesine ait olan 54 bağımsız bölümlü Kastel İs Merkezi'nde (Atlas Pasajı) kamu adına yöneticilik yaptı. 2005–2006 hac döneminde eşiyle birlikte hacca gitti ve geldikten sonra Nisan 2006'da emekliye ayrıldı. Bloğunda yayınlanmış 1200’ün üzerinde çalışması vardır. Çeçenzade Hacı Hasan Paşa’nın Hayatı (225 sayfa), Çağırgan Baba Es-Seyyid İsmail Hakkı Çağırgan Veli (206 sayfa) , Arşiv Belgelerinde Mindeval-Çamoluk Tarihi (584 sayfa), Arşiv Belgelerinde Alucra-Alucra Tarihi (690 sayfa), Alucra’nın Emektar Şahsiyetleri-İz Bırakanlar (35 sayfa), Arşiv Belgelerinde Karahisar-i Şarki-Şebinkarahisar Tarihi (914 sayfa), Arşiv Belgelerinde Anadolu'ya Kafkas Göçleri İskânları Köle ve Cariyelik Sorunu (449 sayfa), Kethüdazâde Mehmet Emin Ağa-Tirebolu Voyvodası ve Şebinkarahisar Kaymakamı (630 sayfa), Halepli Bir Osmanlı Paşası Mellahzâde Mehmed Mer'i Paşa Hayatı ve Hatırlattıkları (268 sayfa), Ermeni Olaylarının Gelişimi ve Şebinkarahisar'da Yaşananlar (2 Cilt, 1263 sayfa), Suşehri Tarihi Yazılarım (497 sayfa), Arşiv Belgelerinde Alaplı (404 sayfa), Kasımpaşa Tarihi Yazılarım (326 sayfa) ve Alucra Gürbulak Köyü Nam-ı Diğer Feygas, Hanuk Şeyh Mehmed (260 sayfa), Osmanlıca Arşiv Belgelerinde Gümüşhane Yaşananlar ve Ayrıntıları 1695-1928 (2 cilt 1100 sayfa) isimli basılı 15 kitabı bulunmaktadır. Yaklaşık 8 senedir Naht (Hatt-ı Ahşap) sanatıyla da ilgilenmekte olup, 2 kez İstanbul'da 1 kez Şebinkarahisar'da 1 kez de Alucra'da sergi açmıştır. 2015 yılı yaz döneminde Şebinkarahisar Halk Eğitim Merkezinde Naht (Hatt-ı Ahşap) kursu verdi.
Bu yazı Osmanlı Tarihi içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s