1916 YILINDA ÇANAKKALE AYVACIK’DAN ÇEKİLEN TELGRAF

image001

28 Nisan 1916’da Çanakkale Ayvacık’dan Deveci Recep ve Hasan ve Hüseyin ve Mehmet ve Arif’in çektiği telgrafta develeriyle askerimizin iaşelerini temine çalışmakta olduklarını ancak, pay (pey akçesi) alarak kaleye yük göndermekten men’ edildiklerini buna karşın cebren kaleden ot getirmeye zorlandıklarını belirtmişlerdir. Her türlü tehdit ve cebir ile beraber iki meslektaşına Külahlı nahiyesi müdürü önünde makam odasında kaymakam tarafından dövüldüğünü de ifade ederek çalışamamaktan dolayı meydana gelen üç bin kuruşun ödenmesi ile haklarının korunmasını istemişlerdir.

Ancak kaymakamlığın cevap yazısında durumun devecilerin ifade ettiği gibi olmadığı; söz konusu develerle ticaret yapan bir kişinin şahsi menfaatleri için bu kişileri yönlendirdiği,  bu kişilerin ticaret engel olmak gibi bir durumun söz konusu olmadığı bu nedenle devecilerin suçlamalarının gerçek dışı olduğu belirtilmiştir. Kaymakamlığın ifadesinde dikkat çeken açıklama ise açlığın tesiriyle kazanın yarısının baygın bir halde bulunmakda olduğunun belirtilmiş olmasıdır.

Savaş zamanında bile kendi şahsi menfaatlerini milletin menfaatlerinin üstünde tutan insanların varlığı maalesef her dönemde olabilmektedir. İnsanların açlıkdan baygın halde olmaları ise savaş döneminde memleketin her tarafında yaşanmış günün şartları içinde sıradan bir durumdur. Aynı dönemde Şebinkarahir’da insanlar açlıkdan ölmüş hayvanları dahi yemişlerdir.[1] Şiran’da ise açlıkdan sokaklarda ölmüşlerdir. Yine ölmek üzere can çekişmekde olanların da varlığı belgelere yansımıştır.[2]

Belgelerin okunmasındaki katkılarından dolayı Osmanlıca Tarih Edebiyat Grubu üyelerinden Zafer Şık, Mustafa Demirel, Mehmet Kahramanoğlu, Süleyman Köse ve Hafize Bozkurt ve Rümeysa Odabaş’a çok teşekkür ederim.

Saygılarımla,

Murat Dursun Tosun

muratdursuntosun@wordpress.com

Arşiv Fon Kodu: DH.İ.UM.EK. Dosya No: 14, Gömlek No: 78, Tarihi: 14 (B) Receb) 1334, Konusu: Develeriyle askerde bulunan evlatlarının iaşesini temine çalıştıkları ve Çanakkale’ye gönderdikleri yüklerin meninden dolayı uğradıkları zararın önlenmesi ve haklarının korunması isteği ile Ayvacık’tan Deveci Hüseyin vesaire imzalarıyla çekilen telgrafname kopyesinin mütealasıyla muamele-i vakıanın tebliğata muhalif olduğundan gereğinin yapılması hakkında Kala-i Sultaniye Mutasarrıflığı’na tahrirat.

image002

Mezkûr develerle bera-yı ticaret yağ nakl etmek ve şu suretle menafi-i haysiyesinin te’min eylemek isteyen bir şahsın teşvikiyle telgrafın yazıldığı anlaşılıyor. Açlığın tesiriyle kazanın yarısı baygın bir halde bulunmakda iken nakliyatı te’hir ve menafi-i şahsiye (şahsi menfaat) te’min maksadıyla telgraf tertib iden şahsın ne derece müstehak-ı nefret olduğu muhtaç-ı arz ve izah değildir. Nakliyatda istihdam edilen devecilere mahalli idarece takdir olunan nakliyeler verilmekde olduğu gibi darb ve tehdid gibi muamelat kat’iyyen hilaf u hakikattir (gerçek dışıdır). İsnadat ve iftiranın (suçlama ve iftiranın) asl ve esasdan mu’arrâ (uzak) olduğu arz olunur.image003(Cevap) fi 28 Nisan Sene (1)332 (11 Mayıs 1916) deveci Receb, Hüseyin ve refiklerinin haklarında gördüğü beyan ve şikâyet olunan mes’ele hakkında Ayvacık kaim-makamlıkdan alınan malumat zirde derc ile arz olunur.

Fi 2 Sene Minh.

Mutasarrıf Rauf

Suret(Cevap) fi 28 Nisan Sene (1)332 (11 Mayıs 1916) Hüseyin ve üç refiki imzasıyla çekilen telgraf kopyası mütalaa olundu. Cihet-i askeriyeye yağ nakl içün celb edilen arabaların karyeli deveciler ahiren kazaya nakl olunan ve ihtiyaç fevkaladeye binaen nakli arzu edilen dakik (un) ve mısırı götürmek üzere kal’aya i’zam kılınmışlardır.image004

Mahreci: Ayvacık

Fi 25 Şubat (1)332 (28 Nisan 1916)

Yed’imizdeki develerle askerde bulunan evladlarımızın iaşelerinin te’mine say etmekdeyiz (çalışmaktayız). Pey alarak kal’aya göndereceğimiz bu yüklerden men’ edilirken cebren kal’adan gelecek otları getirmeye sevk olunuyoruz. Her dürlü tehdid ve cebr ile beraber iki melektaşına Külahlı nahiyesi müdiri muvacehesinde makam odasında kaim-makam bey tarafından darb edildim. Cebren men’ olunduğum kiradan dolayı zarar eylediğim üç bin guruşun tazmini ile hukuk-ı şahsiyemizin muhafaza buyurulması ve makamın zulm ve i’tisafından vareste tutulmaklığımızı adalet namına istirham eyleriz.

Arablar karyesinden Deveci Receb ve Hasan ve Hüseyin ve Mehmed ve Arif

[1] TOSUN, Murat Dursun, Ermeni Olaylarının Gelişime Ve Şebinkarahisar’da Yaşananlar, Ocak 2016, İstanbul, 2. Cilt, s. 955-975

https://muratdursuntosun.wordpress.com/2016/03/06/ermeni-olaylarinin-gelisimi-ve-sebinkarahisarda-yasananlar/

[2]https://muratdursuntosun.wordpress.com/2014/11/23/birinci-dunya-savasinda-siranda-acliktan-olenler/

Reklamlar

About Murat Dursun Tosun

30.07.1961 tarihinde İstanbul'da doğdu. İlkokulu ve Ortaokulu Çeliktepe'de okudu. Liseyi ise, Gültepe Endüstri Meslek Lisesinde 1977 yılında tamamladı. 27 Mart 1978 tarihinde İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nde 17 yaşındayken sözleşmeli teknisyen olarak göreve başladı. 1981–82 yılları arasında askerlik görevini yaptı. 1983 yılında tekrar sözleşmeli teknisyen olarak AKM'de göreve başladı. 1984 yılında çıkan bir Kanun'dan yararlanarak Memuriyete geçti. 1990 yılında girdiği ÖSYM sınavı neticesi Açık Öğretim Fakültesi'ne kayıt yaptırdı ve 1994 yılında mezun oldu. Akabinde Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü İşletme Bölümünde Yüksek Lisans Hakkı kazandı ve 3 yıllık eğitimden sonra 1997 yılında Bilim Uzmanı olarak mezun oldu. İş hayatında ise,13 yıllık teknik hizmet çalışmasından sonra Emniyet ve Bakım Şef Yardımcısı, Sivil Savunma Amiri, Fiziki Güvenlik Amiri görevlerinde bulundu. 1997 yılında Şube Müdürü oldu. 1998'den sonra İdari ve Mali İşler ile Güvenlik Şube Müdürlüğü görevlerinde bulundu.Aynı zamanda 7 yıl süre ile Beyoğlu İstiklal Caddesinde bulunan ve 4/5'inden fazlası Maliye Hazinesine ait olan 54 bağımsız bölümlü Kastel İs Merkezi'nde (Atlas Pasajı) kamu adına yöneticilik yaptı. 2005–2006 hac döneminde eşiyle birlikte hacca gitti ve geldikten sonra Nisan 2006'da emekliye ayrıldı. Bloğunda yayınlanmış 1200’ün üzerinde çalışması vardır. Çeçenzade Hacı Hasan Paşa’nın Hayatı (225 sayfa), Çağırgan Baba Es-Seyyid İsmail Hakkı Çağırgan Veli (206 sayfa) , Arşiv Belgelerinde Mindeval-Çamoluk Tarihi (584 sayfa), Arşiv Belgelerinde Alucra-Alucra Tarihi (690 sayfa), Alucra’nın Emektar Şahsiyetleri-İz Bırakanlar (35 sayfa), Arşiv Belgelerinde Karahisar-i Şarki-Şebinkarahisar Tarihi (914 sayfa), Arşiv Belgelerinde Anadolu'ya Kafkas Göçleri İskânları Köle ve Cariyelik Sorunu (449 sayfa), Kethüdazâde Mehmet Emin Ağa-Tirebolu Voyvodası ve Şebinkarahisar Kaymakamı (630 sayfa), Halepli Bir Osmanlı Paşası Mellahzâde Mehmed Mer'i Paşa Hayatı ve Hatırlattıkları (268 sayfa), Ermeni Olaylarının Gelişimi ve Şebinkarahisar'da Yaşananlar (2 Cilt, 1263 sayfa), Suşehri Tarihi Yazılarım (497 sayfa), Arşiv Belgelerinde Alaplı (404 sayfa), Kasımpaşa Tarihi Yazılarım (326 sayfa) ve Alucra Gürbulak Köyü Nam-ı Diğer Feygas, Hanuk Şeyh Mehmed (260 sayfa), Osmanlıca Arşiv Belgelerinde Gümüşhane Yaşananlar ve Ayrıntıları 1695-1928 (2 cilt 1100 sayfa) isimli basılı 15 kitabı bulunmaktadır. Yaklaşık 8 senedir Naht (Hatt-ı Ahşap) sanatıyla da ilgilenmekte olup, 2 kez İstanbul'da 1 kez Şebinkarahisar'da 1 kez de Alucra'da sergi açmıştır. 2015 yılı yaz döneminde Şebinkarahisar Halk Eğitim Merkezinde Naht (Hatt-ı Ahşap) kursu verdi.
Bu yazı Osmanlı Tarihi içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s