1915’DE GEMİLERİN BOĞAZDAN GEÇİŞİNE DAİR ÖNGÖRÜLEN DÜZENLEMELER

image001

1902 yılında Çanakkale Boğazı’ndan geçerek Marmara’dan Adalar Denizi’ne (Ege Denizi’ne) çıkmakta olan gemilerin izin işlemlerinin daha rahat yapılabilmesi için alınması gereken tedbirler değerlendirilmiş ve bu işler için kullanılmak üzereiki de istimbotun görevlendirilmesi önerilmiştir. Bununla birlikte anılan donanmanın durmu ile eldeki imkânlar da oldukça sınırlıdır.[1]

Buna göre  Nara Burnunda bir idare binası açıldığı takdirde işlemlerin hızlanacağı ayrıca burada bulunan koyun da istimbotların yanaşması ve sığınması için  uygun bir yer olacağı ifade edilmiştir.

Belgelerin okunmasındaki katkılarından dolayı Osmanlıca Tarih Edebiyat Grubu üyelerinden Zafer Şık, Lütfü Akbaş, Abdülkerim Satuk Buğra Karahan, Süleyman Köse ve Abdullah Ertürk’e çok teşekkür ederim.

Saygılarımla,

Murat Dursun Tosun

muratdursuntosun@wordpress.com

Arşiv Fon Kodu: BEO, Dosya No: 3984, Gömlek No: 298760, Tarihi:  11 (M) 1330 (1 Ocak 1902), Konusu: Çanakkale Boğazı’ndan geçerek Marmara’dan Adalar Denizi’ne çıkmakta olan sefainin ferman muamelatının kati ve salim bir usule rabtı hakkında nezaretçe vaki olacak mütalaanın işarı. (Hariciye; 297375)

image002

İstanbul

Umum Erkân-ı Harbiye Dairesi Üçüncü Şu’be

Hülasa-i meali: Çanakkale Boğazında Marmara’dan geçen sefainin ferman muamelatına dair cereyan eden muamelat suretlerinin gönderildiğine dair.

Ma’ruz-i çaker-i kemineleridir ki,

Çanakkale Boğazında Marmara’dan geçen Adalar Denizine çıkmakta olan sefainin ferman muamelatına dair mahallinden vuku,bulan tekalif üzerine Bahriye Nezâret-i Celilesi ile nezâret-i acizi meyanında cereyan eden muhaberatı havi evrakın bir suretleri leffen takdim-i huzur-i fehimaneleri kılınmış ve her iki nezâretçe vuku’bulan muhaberatdan kati bir netice istihsal edilememiş olmağla uhud-ı düveliye müteallik olan hususat-ı ma’ruzanın kati ve sâlim bir usule rabtı hususuna müsaade-i daverânelerinin erzan buyrulması babında emr ü ferman hazret-i veliyyü’l-emrindir.

Fi 26 Zilkade Sene (1)329 ve fi 5 Teşrin-i-sâni Sene (1)327 (18 Kasım 1911)

Harbiye Nazırı Mahmud Şevket

image003

Umum Erkân-ı Harbiye Dairesi Üçüncü Şu’besi

İstanbul 

Liman dairesiyle karantinadan alınan malumat neticesinde devlet namına bir istimbot gelir ise safi iki bin ve şayed vazifenin geceli gündüzlü olduğu düşünülerek iki istimbot gelürse senevi safi ve asgari bin beş yüz liradan ziyade bir varidat te’min edileceği muhakkakdır. Uhde-i sefain fehman kimesne fermanlarını vermeğe mecbur olduklarından şayed böyle devlet namına iki istimbotun tayini ile ferman muamelatının tesriatı (işlemlerin hızlandırılması) içün akçe alınmasında yine ahden ve siyaseten mahzur görülür ise bu iki istimbotun ferman gemisinin emrine tabi’ olmak üzere her hangi bir müessese-i maliye namına tahsisi cihetinde hiçbir mahzur mutasavver (düşünülmüş) değildir.

Ferman gemisi Mahire ve Halde yalnız ikamet halinde ifa-yı vazife eden me’murin ve efrada mahsus bir daire binası makamında olduğundan ayruca seyr ü sefere kadir ve makam-ı acizi emrine tabi’ bir gemi gönderildiği takdirde icab eder ise ferman memurları yine bahriyeden olmak üzere Na’ra Birununda (Burnunda) daha hakim ve nezaretli olub istimbotların da tahaffuzuna (korunmasına, sığınmasına) müsaid bir koyu havi bulunan eski bahriye hastahanesi binasının ferman dairesi ittihazı maslahaten ve iktisaden daha muvafıkdır. Bulundurulacak iki istimbot her zaman bu dairenin emri altındadır. Boğazda karantina muamelatı bu suretle te’min edilmiştir. Bu takdirde sahilde bulunacak ferman dairesiyle mkam-ı acizi ve dolayısıyla bi’l-cümle mevakı’-ı müstahkeme (sağlam mevkiler) telgraf ve ebna-i telefonla merbut (bağlı) olabilür. Bunda diğer bir faide daha vardır ki idare iki istimbotun masrafına bir ferman kimisinin bi’l-cümle mürettebatının bila vazife (vazife yapmadan aldıkları) aldıkları muhassasatın (maaşın) inzimam etmesinden (artmasından) ibaretdir. Bu cihet bura liman dairesinin de nazar-ı dikkatini celb ettiğinden ve devlet namına bir iki istimbot götürülmesi takdirinde ferman gemisi yerine metruk ve fakat mücerred (yalnız) olan mezkûr hastahane binasının mevki’-i müstahkem kumandanlığına telgrafla merbut bir ferman dairesi şekline tahvil ve ifrağı bahriye nezâret-i celilesine arz edilmek üzere olduğu müstahberdir (haber alınmıştır).

Hülasa:

Makam-ı acizi ile ferman gemisi vezâif ve me’murini ve boğazda sefainin seyr u hareketlerine ve ferman muamelatına dair malumat ber-vech-i bâlâ arz edilmiş olmağla gerek ferman gemisinin mevki’-i müstahkeme (sağlam mevkiye) suret-i irtibat ve gerekse ferman muamelatından mütehassıl iradın bir an evvel hazine-i devlet ve millete tahvil ve hasarrı cihetine aid husususatın te’mini ve neticesinin emr ü iş’arı müsterhamdır (umulmaktadır).

[1] https://muratdursuntosun.wordpress.com/2016/05/07/birinci-dunya-savasindan-once-donanmanin-durumu/

Reklamlar

About Murat Dursun Tosun

30.07.1961 tarihinde İstanbul'da doğdu. İlkokulu ve Ortaokulu Çeliktepe'de okudu. Liseyi ise, Gültepe Endüstri Meslek Lisesinde 1977 yılında tamamladı. 27 Mart 1978 tarihinde İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nde 17 yaşındayken sözleşmeli teknisyen olarak göreve başladı. 1981–82 yılları arasında askerlik görevini yaptı. 1983 yılında tekrar sözleşmeli teknisyen olarak AKM'de göreve başladı. 1984 yılında çıkan bir Kanun'dan yararlanarak Memuriyete geçti. 1990 yılında girdiği ÖSYM sınavı neticesi Açık Öğretim Fakültesi'ne kayıt yaptırdı ve 1994 yılında mezun oldu. Akabinde Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü İşletme Bölümünde Yüksek Lisans Hakkı kazandı ve 3 yıllık eğitimden sonra 1997 yılında Bilim Uzmanı olarak mezun oldu. İş hayatında ise,13 yıllık teknik hizmet çalışmasından sonra Emniyet ve Bakım Şef Yardımcısı, Sivil Savunma Amiri, Fiziki Güvenlik Amiri görevlerinde bulundu. 1997 yılında Şube Müdürü oldu. 1998'den sonra İdari ve Mali İşler ile Güvenlik Şube Müdürlüğü görevlerinde bulundu.Aynı zamanda 7 yıl süre ile Beyoğlu İstiklal Caddesinde bulunan ve 4/5'inden fazlası Maliye Hazinesine ait olan 54 bağımsız bölümlü Kastel İs Merkezi'nde (Atlas Pasajı) kamu adına yöneticilik yaptı. 2005–2006 hac döneminde eşiyle birlikte hacca gitti ve geldikten sonra Nisan 2006'da emekliye ayrıldı. Bloğunda yayınlanmış 1200’ün üzerinde çalışması vardır. Çeçenzade Hacı Hasan Paşa’nın Hayatı (225 sayfa), Çağırgan Baba Es-Seyyid İsmail Hakkı Çağırgan Veli (206 sayfa) , Arşiv Belgelerinde Mindeval-Çamoluk Tarihi (584 sayfa), Arşiv Belgelerinde Alucra-Alucra Tarihi (690 sayfa), Alucra’nın Emektar Şahsiyetleri-İz Bırakanlar (35 sayfa), Arşiv Belgelerinde Karahisar-i Şarki-Şebinkarahisar Tarihi (914 sayfa), Arşiv Belgelerinde Anadolu'ya Kafkas Göçleri İskânları Köle ve Cariyelik Sorunu (449 sayfa), Kethüdazâde Mehmet Emin Ağa-Tirebolu Voyvodası ve Şebinkarahisar Kaymakamı (630 sayfa), Halepli Bir Osmanlı Paşası Mellahzâde Mehmed Mer'i Paşa Hayatı ve Hatırlattıkları (268 sayfa), Ermeni Olaylarının Gelişimi ve Şebinkarahisar'da Yaşananlar (2 Cilt, 1263 sayfa), Suşehri Tarihi Yazılarım (497 sayfa), Arşiv Belgelerinde Alaplı (404 sayfa), Kasımpaşa Tarihi Yazılarım (326 sayfa) ve Alucra Gürbulak Köyü Nam-ı Diğer Feygas, Hanuk Şeyh Mehmed (260 sayfa), Osmanlıca Arşiv Belgelerinde Gümüşhane Yaşananlar ve Ayrıntıları 1695-1928 (2 cilt 1100 sayfa) isimli basılı 15 kitabı bulunmaktadır. Yaklaşık 8 senedir Naht (Hatt-ı Ahşap) sanatıyla da ilgilenmekte olup, 2 kez İstanbul'da 1 kez Şebinkarahisar'da 1 kez de Alucra'da sergi açmıştır. 2015 yılı yaz döneminde Şebinkarahisar Halk Eğitim Merkezinde Naht (Hatt-ı Ahşap) kursu verdi.
Bu yazı Osmanlı Tarihi içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s