BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI SIRASINDA ALUCRA’DA ÇEKİLEN ASKERİ FOTOĞRAFIN OKUNMASI

image002

Yazının başlığını görünce fotoğraf da okunur muymuş demeyin. Aslında fotoğraflar o kadar çok şey anlatırlar ki, önemli olan onları okuyabilmek yani yorumlayabilmektir.

Öncelikli olarak fotoğrafın kaynağı hakkında bilgi veriyim. Fotoğraf Taksimde bulunan Atatürk Kütüphanesinin arşivinde kayıtlıdır. Kayıtda: Kafkas 2. Kolordu hatırası: Ruslardan igtinam edilen (ele geçirilen) top ve makinalı tüfenkleri Yakub Şevki Paşa’nın Alucra imalathanesi önünde muâyenesi 18 Teşrin-i sani 1333 (18 Kasım 1917) yazmaktadır.

Birinci Dünya Savaşı sırasında Kafkasya’da da bir cephe açıldığı ve bu cephede Ruslarla savaştığımız tarihi bir vakıadır. Bu savaşta doğuda bulunan Ermenilerin de isyan ederek Rus ordusuna destek vermesiyle bazı cephelerde tutunamayarak ordumuz geri çekilmiş ve Alucra’da kol ordu konuşlanmıştır. Erzincan’ın Refahiye ilçesinden Giresun’un Tirebolu ilçesine kadar Ruslara karşı savunma hattı oluşturulmuştu. Ruslar Şiran’ın bazı yerlerini de işgal etmiş iseler de Şiran Kelkit arasında bulunan Çil Horoz mevkisinde durudurulmuşlardı. Daha kuzeyde de Harşit’de kendilerine şiddetli mukavemet gösterilmiş ve ilerleyememişlerdi.

Miladi takvime göre 7 Kasım 1917’de Rusya’da Bolşevik ihtilali olarak bilinen devrimde Rus Çarısın devrilmesiyle sonuçlanan olay sonucu Ruslar ülkemizin doğusundan çekilme kararı almışlardı.

Neticede 1914’de başlayan ve 1917’ye kadar süren savaş sırasında Ruslarla çok çetin savaşlar yaşanmıştır. Bu savaşta önemli ordu komutanlarımız da değişik zamanlarda Alucra’da bulunmuşlardır. Bunlar arasında Fevzi Çakmak ve Kazım Karabekir Paşaların da bulunduğu bilinmekteydi. Fotoğraftan öğreniyoruz ki bunlar arasında Yakup Şevki Paşa da bulunmaktaymış.

image004image005

Yakup Şevki Subaşı (1876, Harput-20 Aralık 1939), Balkan Savaşları,  Birinci Dünya Savaşı’nda ve Kurtuluş Savaşı’nda görev aldı.

18 Kasım 1916 tarihinde 14. Kolordu Komutanlığı, 10 Ağustos 1917 tarihinde yeniden düzenlenen 3. Ordu komutası altındaki 2. Kafkas Kolordu Komutanlığı görevlerine atandı. 11 Ekim 1917 tarihinde de 2. Ordu Komutan Vekili olarak atandı. Kars’ın Ruslardan geri alındığı harekatı yönetti. 7 Haziran 1918 tarihinde kurulan Şark Orduları Grubu komutası altındaki 9.Ordu’nun komutanlığına atandı. 16 Mart 1920 tarihinde İstanbul’un İtilaf Devletleri tarafından işgal edilmesinden iki gün sonra İngiliz İşgal Kuvvetleri tarafından tutuklandı. 13 Temmuz 1920 tarihinde Malta’ya sürüldü.

Galiçya’da Ruslara galebe çalan Yakup Şevki Paşa, burada Al­ınanların ayak oyunlarıyla karşılaştı. Kazandığı başarılar nedeniyle, 9 Ekim 1916’da Birinci rütbeden Harp Liyakat madalyası ile taltif edilmesine rağmen, Enver Paşa’nın şifreli bir emri ile 18 Kasım 1916 da görevden alınarak XIV. Kolordu Kumandanı Esat Paşa ile yer değiştirildi. Almanların tesiri ile bu görevden de alınarak II. Kafkas Kolordusu’na atandı. Gittiği her yerde Almanların tepkisi ile karşılaşıyordu.image006

Galiçya’da görev yapan bir askerimiz

13 Ağustos 1917 de yola çıkan Yakup Şevki Paşa, 30 Ağustos’da kolordu ka­rargâhına ulaştı. Yolculuğu çok güç şartlarda gerçekleşmişti. Bu tarihte cephenin durumu çok kötüydü Ruslar, 23 Şubat 1917’de İspir ve Aşkale’yi, 8 Mart’da Rize’yi işgal etmişlerdi. 16 Nisan’da Trabzon’un da kaybedilme­siyle kıyı hâkimiyeti tamamen Rusların eline geçmişti. Bu müddet sonra da Bayburt, Mamahatun, Gümüşhane ve Erzincan işgal edilmişti. Sadece savaş değil, açlık da bü­yük bir sorun haline gelmişti.[1]

Mart 1917’ye gelindiğinde, Rusya’da Bolşevik ihtilali ile cepheler biraz olsun rahatladı. Rus askerleri ihtilalin ardından silahlarını cepheler­de bırakarak evlerine dönmeye başladılar. Ancak savaş bundan sonra da Ermenilerle devam etti. Ruslar tarafından silahlandırılmış olan Ermeniler savaşa bir süre daha devam ettilerse de Kazım Karabekir Paşa Ermenileri Erivan’a kadar takip etti.

Şimdi fotoğrafı tekrar yorumlamaya çalışalım. Fotoğrafı ilk olarak sayfamda yayınladığımda, arkada görülen tepelerin İkizler Tepesi olabileceğini belirten de oldu çekim açısının tereddütüyle İkizler Tepesi olamayacağını belirten de oldu. Ancak 1917’de İkizler Tepesi’nin şimdiki gibi küt değil daha sivri olduğuna yönelik daha önce incelediğim bir belgede bilgi bulunmaktadır. Söz konusu belgede anılan tümülüste define aramak maksadıyla istenilen izin için çizilen krokide tepeler fotoğrafta olduğu gibi sivri resmedilmiştir.[2]

Tepelerin görünüş açısına baktığımızda eski mal pazarı, şimdiki sanayinin oradan veya biraz yukarısından çekilmiş olma ihtimali bulunmaktadır. Fakat askerlerin bulunduğu yerin düz olmasına bakınca vaktiyle Kelkit’de işgal ettikleri alana indiğini zanneden bir Rus pilotu uçağıyla buraya inmişti.[3] Bu alan Kamışlı’ya kadar uzanmaktadır. Zaten Kamışlı köyünde bir de askeri hastahane bulunmaktaydı. Bu hastahane bir yangın neticesi yıkılmıştı.[4]

Fotoğrafta görülen makineli tüfek Rusların çektirdiği bir başka fotoğrafta bulunan makineli tüfekle aynıdır. Aşağıda…image007

Savaş boyunca Alucra ve köylerinde kalan ordumuz Zun (Boyluca) köyünde iki de okul inşa etmişti.[5] Bu sure içinde pek çok köy savaş bölgesi ittihaz edildiği için köyler de çoğunlukla boşaltılarak halk Tokat ve Amasya taraflarına göç etmek zorunda kalmıştı. Yokluk ve açlık da savaş zamanlarının çaresizliği olmuştu.[6]

Fotoğrafı bana yollayan Yağlıdereli hemşehrim araştırmacı-yazar Recep Kankal’a çok teşekkür ederim.

Saygılarımla,

Murat Dursun Tosun

[1] https://muratdursuntosun.wordpress.com/2014/11/23/birinci-dunya-savasinda-siranda-acliktan-olenler/

[2] https://muratdursuntosun.wordpress.com/2014/02/24/yuz-yillik-ruya-alucra-ikizler-tepesi-kazisi/

[3]https://muratdursuntosun.wordpress.com/2015/04/15/1916da-susehrinin-susar-mevkiine-dusen-ucak-ve-ucagi-kelkite-indirdigini-zannederek-alucraya-indiren-rus-pilot/

[4]https://muratdursuntosun.wordpress.com/2014/02/04/alucrada-askeri-hastane-yangini/

[5]https://muratdursuntosun.wordpress.com/2014/03/06/birinci-dunya-savasi-esnasinda-kafkas-ordu-komutanligi-tarafindan-alucranin-zun-koyunde-insa-edilen-cihad-ve-zafer-mektepleri/

[6] https://muratdursuntosun.wordpress.com/2014/02/08/i-dunya-savasinda-kafkas-cephesi-alucranin-durumu/

 

Reklamlar

About Murat Dursun Tosun

30.07.1961 tarihinde İstanbul'da doğdu. İlkokulu ve Ortaokulu Çeliktepe'de okudu. Liseyi ise, Gültepe Endüstri Meslek Lisesinde 1977 yılında tamamladı. 27 Mart 1978 tarihinde İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nde 17 yaşındayken sözleşmeli teknisyen olarak göreve başladı. 1981–82 yılları arasında askerlik görevini yaptı. 1983 yılında tekrar sözleşmeli teknisyen olarak AKM'de göreve başladı. 1984 yılında çıkan bir Kanun'dan yararlanarak Memuriyete geçti. 1990 yılında girdiği ÖSYM sınavı neticesi Açık Öğretim Fakültesi'ne kayıt yaptırdı ve 1994 yılında mezun oldu. Akabinde Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü İşletme Bölümünde Yüksek Lisans Hakkı kazandı ve 3 yıllık eğitimden sonra 1997 yılında Bilim Uzmanı olarak mezun oldu. İş hayatında ise,13 yıllık teknik hizmet çalışmasından sonra Emniyet ve Bakım Şef Yardımcısı, Sivil Savunma Amiri, Fiziki Güvenlik Amiri görevlerinde bulundu. 1997 yılında Şube Müdürü oldu. 1998'den sonra İdari ve Mali İşler ile Güvenlik Şube Müdürlüğü görevlerinde bulundu.Aynı zamanda 7 yıl süre ile Beyoğlu İstiklal Caddesinde bulunan ve 4/5'inden fazlası Maliye Hazinesine ait olan 54 bağımsız bölümlü Kastel İs Merkezi'nde (Atlas Pasajı) kamu adına yöneticilik yaptı. 2005–2006 hac döneminde eşiyle birlikte hacca gitti ve geldikten sonra Nisan 2006'da emekliye ayrıldı. Bloğunda yayınlanmış 1200’ün üzerinde çalışması vardır. Çeçenzade Hacı Hasan Paşa’nın Hayatı (225 sayfa), Çağırgan Baba Es-Seyyid İsmail Hakkı Çağırgan Veli (206 sayfa) , Arşiv Belgelerinde Mindeval-Çamoluk Tarihi (584 sayfa), Arşiv Belgelerinde Alucra-Alucra Tarihi (690 sayfa), Alucra’nın Emektar Şahsiyetleri-İz Bırakanlar (35 sayfa), Arşiv Belgelerinde Karahisar-i Şarki-Şebinkarahisar Tarihi (914 sayfa), Arşiv Belgelerinde Anadolu'ya Kafkas Göçleri İskânları Köle ve Cariyelik Sorunu (449 sayfa), Kethüdazâde Mehmet Emin Ağa-Tirebolu Voyvodası ve Şebinkarahisar Kaymakamı (630 sayfa), Halepli Bir Osmanlı Paşası Mellahzâde Mehmed Mer'i Paşa Hayatı ve Hatırlattıkları (268 sayfa), Ermeni Olaylarının Gelişimi ve Şebinkarahisar'da Yaşananlar (2 Cilt, 1263 sayfa), Suşehri Tarihi Yazılarım (497 sayfa), Arşiv Belgelerinde Alaplı (404 sayfa), Kasımpaşa Tarihi Yazılarım (326 sayfa) ve Alucra Gürbulak Köyü Nam-ı Diğer Feygas, Hanuk Şeyh Mehmed (260 sayfa), Osmanlıca Arşiv Belgelerinde Gümüşhane Yaşananlar ve Ayrıntıları 1695-1928 (2 cilt 1100 sayfa) isimli basılı 15 kitabı bulunmaktadır. Yaklaşık 8 senedir Naht (Hatt-ı Ahşap) sanatıyla da ilgilenmekte olup, 2 kez İstanbul'da 1 kez Şebinkarahisar'da 1 kez de Alucra'da sergi açmıştır. 2015 yılı yaz döneminde Şebinkarahisar Halk Eğitim Merkezinde Naht (Hatt-ı Ahşap) kursu verdi.
Bu yazı Alucra Tarihi, Osmanlı Tarihi içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s