1910’DA ALUCRA METROPOLİTİNİN MECLİSTEN ÇIKARTILMASI

image002

Alucra bölgesinde bulunan Rum kiliselerinin sorumlusu ve temsilcisi durumunda olan metropolit vekilinin kaymakama yönelik bir şikâyeti söz konusudur. Şikâyetinde kaymakamın haksız yere kendisini meclis toplantısından çıkarttığını ileri sürerek şikâyette bulunmuştur. Mesele Sivas’a oradan İstanbul’a intikal etmiş ve olayın soruşturulması için  memur yollanmıştır. Neticede olayın metropolitin anlattığı gibi olmadığı işin farklı boyutunun bulunduğu anlaşılmıştır.

Öncelikle belgelerden Alucra’da askere alma işleminin bir komisyon marifetiyle yapıldığı ve bu heyetin askerlik şubesi işlevi gördüğü anlaşılmaktadır. Öte yandan Kamışlı köyünden Yani Ağa’nın Yor isminde bir kardeşi olduğu ve bahse konu metropolitin de bunun oğlu olduğu belirtilmiştir. Yor ismine geçende yayınladığımız İkizler Tepesi için define kazı ruhsatı işteyenlerin arasında da rastlamıştık. Yine Alucra’da yaşayan hıristiyan teba’nın müştereken imzaladıkları bir başvurudan bunların hangi köylerde yaşadığı da anlaşılmaktadır. Buna göre Alucra merkezi olmak üzere Kamışlı, Anasdos, Alısız (Mindeval), Hınzıri (Mindeval-Kayacık) ve Fasya (Kabaktepe) köyüdür.

1924 yılında yaşanan nüfus mübadelesine kadar Alucra’da az sayıda da olsa Rumların yaşadığı bilinmektedir. Bunlardan Yani Efendi, adliyede müstantik yani savcı olarak görev yapmıştır. Bu dönemde Alucra’da kasabada kilise açmak için izin de almışlardır.(1)  Buranın şimdi öğretmen evi olarak kullanılan yerde olduğu rivayet olunmaktadır.

Asıl mesele ise toplantı esnasında metropolitin askerlik yaşı gelmiş Kamışlı köyünden Yani ve Yor Ağa’nın askerlik yaşı gelmiş oğullarını askere gitmekten kurtarmak için yaşlarının düzeltilmesini istemiş olmasıyla ilgilidir. Bunun üzerine komisyon başkanı olan kaymakam alınan karını mühürlemesini istemiştir. Metropolit ise mühürlemiyorum demiştir. Kaymakamda ister mühürle istersen de karşı olduğun ne ise şerh düşerek mühürle demiştir. Bunun üzerine metropol kaymakamın üzerine yürümüş, araya girenler tarafından yerine oturtulmuştur. Metropolün bu hareketi üzerine kaymakam toplantının huzurunu bozduğunu belirterek dışarı çıkmasını istemiştir. Yine laf kalabalığı yapınca da dışarıda nöbetçi bulunan jandarma marifetiyle dışarı çıkarılmasını sağlamıştır.

Yaşanan bu olaydan günümüzde hukuk karinesi olan bir uygulamanın o gün karşılaşılan uygulamasını görmekteyiz. Herhangi bir komisyonda görev alan kişi komisyonun çalışmalarını engelleyemez. Komisyonlarda kararlar çoğunlukla alınır. Yanı herkesin herhangi bir konuda hem fikir olması beklenemez. Muhalif olanlar da olabilir. Ancak alınan karara muhalif olan varsa muhalefet şerhini yazarak imzalar. O gün de mühür kullanımı yaygın olduğundan mühürlemekteydiler. Ben imzalamıyorum, karara da katılmıyorum, muhalefet şerhi de yazmıyorum demek görevin kötüye kullanılmasıyla ilgili bir durumdur. Bu gibi durumda da hukuk başka türlü işlemekte çoğunluğun hukukunun korunması devreye girmektedir. Böyle bir durum sıklıkla yaşanmasa da yaşandığı durumlarda toplantıya katılan diğer üyeler bir tutanak tutarak yaşanılan durumun tesbitini yapmaktadır ki onlar da öyle yapmışlardır. Olayın soruşturulması sırasında da müstantik’e (yetkili inceleme memuru) bunu ibraz etmişlerdir.

https://muratdursuntosun.wordpress.com/2013/10/31/alucranin-mesudiye-mahallesine-rum-kilisesi-yapilmak-istenilmis/

BOA Arşiv Fon Kodu: DH.MUİ. Dosya No: 110, Gömlek No: 2, Tarihi: 9 Receb (1)328 (17 Temmuz 1910), Konusu: Alucra metropolitinin, kaymakam tarafından askere alma meclisinden jandarma marifetiyle çıkarıldığına dair şikâyetinin incelenmesi.

Belgenin okunmasındaki katkılarından dolayı Osmanlıca Tarih Edebiyat Grubu üyelerinden Zafer Şık, Mehmet Kahramanoğlu, Hamza Soysal, Süleyman Köse, Fırat Çağlayan ve Mahire Yazar Kiremitçi’ye çok teşekkür ederim.

Saygılarımla,

Murat Dursun Tosun

muratdursuntosun@wordpress.com

image004

Sivas Vilayeti

Dahiliye Nezâreti Celilesine

Hülasası: Alucra Metropoliti Hakkında

Atufetli Efendim Hazretleri

Şeref-varid olan 22 Haziran Sene (1)326 (5 Temmuz 1910) tarihli telgrafname-i ali-i nezâret-penâhilerine cevabtır. Alucra kaim-makamı tarafından tahkir ve kur’a meclisinden jandarma marifetiyle ihraç olunduğuna dair Alucra Rum Metropoliti imzasıyla evvelce makam-ı aciziye de çekilen telgrafname üzerine hakikat-i mes’ele Karahisar mutasarrıflığından istifsar olunmuşdu. 27 Haziran Sene (1)326 (10 Temmuz 1910) tarihli telgrafla arz olunduğu üzere metropolit efendinin kur’a meclisinde iki şahsın askerden kurtarılmasını iltizam (tarafgirlik) ederek sinleri tashih edilmedikçe (yaşları düzeltilmedikçe) ol-babdaki evrakı tahtim edemeyeceği (mühürleyemeyeceği) hakkındaki ifadesine karşı kaim-makam-ı muma-ileyhin “ister mühürleyiniz, ister şerh veriniz” demesi üzerine bi’t-tehevvür (düşüncesizce) hücum ve tahkir etmiş olmasıyla kaim-makam tarafından dışarı çıkması ihtar olunduğu ve binaen-aleyh tahkir ve tard olunduğu hakkındaki şikâyet kat’iyyen esassız olub metropolid efendi değil bilakis kaim-makam-ı kazanın tahkir edilmiş olduğu alınan cevâb-nâmede bildirilmiş ve kur’a meclisince bu babda tutulan zabıt varakasıyla kur’a meclisi nazırının tezkire-i cevabiyesi suretleri leffen takdim kılınmıştır. Ol-babda emr ü ferman hazret-i emn-lehü’l-emrindir.

Fi 9 Receb Sene (1)328 ve fi 3 Temmuz Sene (1)326 (17 Temmuz 1910)  

Sivas Vali Vekili Ferik Bende

image006

Sivas Vilayeti Mektûbî Kalemi

Alucra ahz-ı asker (askere alma) meclisinin 1 Haziran Sene (1)326 (14 Haziran 1910) tarihli zabıt varakası suretidir.

Mah-ı hal-i Ruminin birinci Salı günü kur’a heyetinde bulunan Rum metropolit vekili Papas Baveli Efendi’ye hey’ete aid bir evrakın temhiri (mühürlenmesi) teklif olundukda tasdik veyahud itiraz suretiyle temhirden imtina’ eylemiş (çekimser kalmış) ve bir gün evvelisi yine bir sinn (yaş) tahsisi (düzeltilmesi) hakkında vaki olan i’tiraz esnasında kaim-makam-ı kazanın “ister tasdik et ve ister isen de beyan-ı i’tirazla şerh vir” demesinden münbais (ileri gelen) igbirarını (kırılmasını) bi’l-beyan icra-yı şamatet-ı mugallataya cür’etle icra-yı vazifeye mani olmuş iskât’a (sükûnete) defaatle da’vet edilmiş ise de sukût etmediği ve kaim-makam-ı kaza tarafından dışarı çıkması beyan olundukda buna da ehemmiyet virmediği gibi oturduğu mahalden bi’l-kıyam kaim-makama karşu hucum etmeğe kalkışmış ve bu esnada huzzar tarafından hücumuna mümana’atla (saldırmasına engel olunarak) kalktığı yere suret-i münasebe ile oturtturulmuş olduğunu mübeyyin işbu zabıt varakası tanzim kılındı.

Müderris Hacı Mehmed

Aza Reji Memuru Arif

Masa-i Salık Hasan Hilmi

Bölük Kumandanı Mülazım-ı Evvel

Nazır-ı Ahz-ı Asker Mehmed Reşat Emin

Reis-i Ahz-ı Asker Alucra Kaim-makamı Abdulnafi

Aza Salıkoğlu Hüseyin

Bölük Yüzbaşısı Osman

Bölük Serçavuş (Başçavuş) Abdulvahid

Müderris Süleyman

İdare-i Azasından Mehmed Şevki

image007

Sivas Vilayeti Mektûbî Kalemi

Ahz-ı asker nazırının 3 Haziran Sene (1)326 tarihli tezkire-i tezkire-i cevabiye suretidir.

Bu mes’ele-i gine ve üç kıt’a istid’aları merbuten mütekaddim (ekde sunulan) iki neferin birincisi müstantik Yani ikincisi kur’a hey’eti azasından biraderi Yor Ağa’nın mahdumlarıdır.

Tashih-i sinnleri istid’asından (yaş düzeltmeleri talebinden) inat etmiş, bu hususa aid cereyan eden muhavereden bahis (yapılan konuşmadan bahseden) iki kıt’a zabt varakası tutulmuş ve hazirun (hazırda bulunanlar) taraflarından tahrir edilmiştir (yazılmıştır). Papaz Baveli Efendi sıfat-ı ruhaniyesi hilafı her iki neferi dahi askerden kurtarmak istemiş ise de adem-i muvaffakiyet ve kaim-makam Abdulnafi Efendi’nin fikrine iştirak etmediğini görünce nüshaları mühürlemeyeceğini isbat kaim-makam-ı muma-ileyhde “ister mühürle ister isen şerh virerek temhir et” sözünü mührünün adem-i ehemmiyet ve kendisinin tahkir edildiğine atf eylediği meclisin zabt varakasıyla da anlaşılıyor. Talebinin tedkiki zımnında kendisi meclise da’vet edilmiş, gelür gelmez mührünün ehemmiyeti olmadığından tedkikat-ı vakıayı mühürlemeyeceğini söylemesi üzerine taraf-ı aciziden böyle bir şey söylenilmediği ifadesine karşu kaim-makama hitaben bakalım benim mührüm, şahsım ehemmiyetli midir, değil midir patrikhaneye yazdım demesi üzerine kaim-makam bey de bir gün evvelisi cereyan eden muamele ve muhavereyi tekrar eylemiş bu da şerhan nüshaların temhir (mühürlenmesi) veyahud doğrudan doğruya mühürlemişdir. Kendisinin yanlış ifadat ve sehf ve su’i tefehhümde bulunduğunu (açıklama yaptığını) söylemesi üzerine metropolit vekili bi’t-tehevvür (sonunu düşünmeden) kaim-makam bey’e hücum eylemiş etrafdan aza ve müderrisler tarafından zabt edilmesi üzerine kaim-makam tarafından meclisi mugalataya düşürdüğünden ve haysiyetini ihlal ettiğinden bahisle kapudaki nöbetçi jandarma neferi çağırılarak dışarıya buyurulmuş olmadığı takdirde çıkarılacağı ihtar edilmiştir. Tard ve te’bid (kovulma ve uzaklaştırma) gibi bir şey olmamıştır. Ma-haza haysiyet-i hükümeti muhafaza ve kanun dairesinde hareketi kendisine rehber ittihaz iden kaim-makamın mütegallibeden ma’dud ve ekserisi hey’et-i idare ve kur’a meclisini teşkil iden bu adamlara karşu hukuku muhafaza edilmezse şu devr-i dilara-yı meşrutiyetinin me’murinden talep itmekde olduğu vazaif bu gibi müfterilere (iftiracılara) alet ittihaz edilerek hiçbir me’mur ifa-yı vazife edemeyeceğini arz ve ta’mik ve tahkik-i (inceden inceye araştırılmak) keyfiyetiyle bunların amal-ı hodgâmlarına (kendini beğenmişliklerine) meydan verilmemesi esbabının istikmalini temenni eylerim.

image010

Dahiliye Nezâreti Celilesine

(Cevap) 22 Za Sene (1)326 (16 Aralık 1908) Alucra Rum metropoliti makam-ı çakeraneme arz-ı şikâyetde bulundu. Mahalliyle cereyan iden ve suretleri bu hafta postayla derdest takdim kılınan muhabere evrakına nazaran metropolit efendinin kur’a meclisinde iki neferin askerden kurtarılmasını iltizam iderek (aracı olarak) sinleri tashih edilmedikçe (yaşları düzeltilmedikçe) bu babdaki evrakı tahtim edemeyeceğini (mühürlemeyeceğini) ifade etmesine karşu kaim-makamın “ister mühürleyiniz ister, şerh veriniz” cevabından bi’t-tehevvür (düşüncesizce) kaim-makam-ı muma-ileyh üzerine hücum ve tahkir etmesi üzerine kaim-makam tarafından dışarı çıkması ihtar olunduğu mamafih metropolitin tarz-ı şikâyeti kabul olub ne tahkir ne de meclisden tard olduğu ve bilakis kaim-makam-ı muma-ileyhin haysiyeti ihlal edildiği anlaşıldığı ma’ruzdur.

Fi 28 Za Sene (1)326 (22 Aralık 1908)

Vekil-i Vali Ferik Hasan

image011

Mahrec merkezi Alucra

Tarih 19 Haziran Sene (1)326 (2 Temmuz 1910)

Der-saadet’de Dahiliye Nezâret-i Celilesine

Kur’a meclisinde kaim-makam-ı kaza tarafından kemal-i hakaretle ve jandarma ile kaldırılmış olan reis-i ruhaniyemiz tarafından liva ve vilayete mükerreren edilen müracaatlar semeresiz kaldığından (sonuç alınamadığından) hukuk-ı ahaliyi muhafazaya çalışan millet vekilimizin tahkiri (hor görmesi) me’yusiyet-i azimeyi mucib olmağla bu hal meşrutiyetimizi haleldar eylediği ma’ruzdur.

Alısız Muhtarı Emant

Hınzıri Muhtarı Esper

Anasdos Muhtarı Lefter

Kamışlı Muhtarı Pedro

Fasya Muhtarı Dilmit

Reklamlar

About Murat Dursun Tosun

30.07.1961 tarihinde İstanbul'da doğdu. İlkokulu ve Ortaokulu Çeliktepe'de okudu. Liseyi ise, Gültepe Endüstri Meslek Lisesinde 1977 yılında tamamladı. 27 Mart 1978 tarihinde İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nde 17 yaşındayken sözleşmeli teknisyen olarak göreve başladı. 1981–82 yılları arasında askerlik görevini yaptı. 1983 yılında tekrar sözleşmeli teknisyen olarak AKM'de göreve başladı. 1984 yılında çıkan bir Kanun'dan yararlanarak Memuriyete geçti. 1990 yılında girdiği ÖSYM sınavı neticesi Açık Öğretim Fakültesi'ne kayıt yaptırdı ve 1994 yılında mezun oldu. Akabinde Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü İşletme Bölümünde Yüksek Lisans Hakkı kazandı ve 3 yıllık eğitimden sonra 1997 yılında Bilim Uzmanı olarak mezun oldu. İş hayatında ise,13 yıllık teknik hizmet çalışmasından sonra Emniyet ve Bakım Şef Yardımcısı, Sivil Savunma Amiri, Fiziki Güvenlik Amiri görevlerinde bulundu. 1997 yılında Şube Müdürü oldu. 1998'den sonra İdari ve Mali İşler ile Güvenlik Şube Müdürlüğü görevlerinde bulundu.Aynı zamanda 7 yıl süre ile Beyoğlu İstiklal Caddesinde bulunan ve 4/5'inden fazlası Maliye Hazinesine ait olan 54 bağımsız bölümlü Kastel İs Merkezi'nde (Atlas Pasajı) kamu adına yöneticilik yaptı. 2005–2006 hac döneminde eşiyle birlikte hacca gitti ve geldikten sonra Nisan 2006'da emekliye ayrıldı. Bloğunda yayınlanmış 1200’ün üzerinde çalışması vardır. Çeçenzade Hacı Hasan Paşa’nın Hayatı (225 sayfa), Çağırgan Baba Es-Seyyid İsmail Hakkı Çağırgan Veli (206 sayfa) , Arşiv Belgelerinde Mindeval-Çamoluk Tarihi (584 sayfa), Arşiv Belgelerinde Alucra-Alucra Tarihi (690 sayfa), Alucra’nın Emektar Şahsiyetleri-İz Bırakanlar (35 sayfa), Arşiv Belgelerinde Karahisar-i Şarki-Şebinkarahisar Tarihi (914 sayfa), Arşiv Belgelerinde Anadolu'ya Kafkas Göçleri İskânları Köle ve Cariyelik Sorunu (449 sayfa), Kethüdazâde Mehmet Emin Ağa-Tirebolu Voyvodası ve Şebinkarahisar Kaymakamı (630 sayfa), Halepli Bir Osmanlı Paşası Mellahzâde Mehmed Mer'i Paşa Hayatı ve Hatırlattıkları (268 sayfa), Ermeni Olaylarının Gelişimi ve Şebinkarahisar'da Yaşananlar (2 Cilt, 1263 sayfa), Suşehri Tarihi Yazılarım (497 sayfa), Arşiv Belgelerinde Alaplı (404 sayfa), Kasımpaşa Tarihi Yazılarım (326 sayfa) ve Alucra Gürbulak Köyü Nam-ı Diğer Feygas, Hanuk Şeyh Mehmed (260 sayfa), Osmanlıca Arşiv Belgelerinde Gümüşhane Yaşananlar ve Ayrıntıları 1695-1928 (2 cilt 1100 sayfa) isimli basılı 15 kitabı bulunmaktadır. Yaklaşık 8 senedir Naht (Hatt-ı Ahşap) sanatıyla da ilgilenmekte olup, 2 kez İstanbul'da 1 kez Şebinkarahisar'da 1 kez de Alucra'da sergi açmıştır. 2015 yılı yaz döneminde Şebinkarahisar Halk Eğitim Merkezinde Naht (Hatt-ı Ahşap) kursu verdi.
Bu yazı Alucra Tarihi içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s