1892’DE ALUCRA’NIN EŞKÜNE KÖYÜ MUHTARININ BAŞINA GELENLER

image002

Aslında okunan bu belge dosyada bulunan tek belge değildir, çok sayıda belge bulunmaktadır.  Dosyadaki tüm belgeler sırasıyla okunmaktadır. Kaymakamın yaptıklarından şikâyetci olan farklı köylerden çok sayıda kişi vardır. Tüm belgeler okunduktan sonra başlı başına bir makale halinde belgeler değerlendirilecek ve yorumu yapılacaktır.

Bu itibarla aşağıda bulunan belgeyle ilişkili başka belgelerin de olacağı neredeyse kesindir. Buna rağmen yine de tek belge de olsa bu belgeyi değerlendirmek istedim. Çünki belgeyi destekleyen başka bilgiler de bulunmaktadır.

İncelenen belgeye göre Eşküne köyünün muhtarı görevinden ayrılınca görevini (mührünü) kâymakamlığa teslim etmek ve hesaplarının incelenmesi için Alucra’ya gelmiştir. Burada kaymakam tarafından kendisinden önce muhtar olan Davud oğlu Yakub’un seçimsiz olarak resen tayin etmek istediğini öğrenince kendisi ve halk topyekün buna karşı çıkmıştır. Ancak burada kaymakam tarafından sana mı soracağım denilerek kendisine hiç hak etmediği kanunsuz bir uygulama yapılarak küfredilmiş ve dövülmüştür.

Bunun üzerine 21 Şubat 1892 tarihinde Eşküneli Kara Mehmed oğlu Molla Sıddık, Alucra kazası müfettişliğine, kaymakamla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında dilekçe vermiş ve kaymakamdan şikâyetci olmuştur. Öte yandan kaymakam her şeye rağmen Davud oğlu Yakub’u Eşküne köyüne muhtar olarak tayin etmiştir. Daha önce incelediğimiz bir belgeden Davut oğlu Yakub’u hatırlıyoruz.

1895 tarihli bu belgeye göre Eşküne muhtarı olan Davut oğlu Yakub ahaliden fazladan vergi topladığı gibi halkı da kendi işlerinde ırgat (köle) gibi kullanmaktaymış. Bu nedenle köyden Mehmed isimli birisi dayanamayarak Karahisar-i Şarki Mutasarrıflığına şikâyette bulunmuştur. Belgede bahsedilen Mehmed’in benim büyük dedem olması da kuvvetle muhtemeldir. Mehmed  Efendi yaptığı bu şikâyet karşılıksız kalınca bu kez Sadâret’e (Başbakanlığı) şikâyette bulunmuştur. Bunun üzerine Sivas vilayetine hitaben yazılan emirname ile şikâyette belirtilen hususlar doğru ise bunun asla kabul edilemeyeceği belirtilerek gereğinin yapılması istenilmiştir. [1]

Belgenin okunmasındaki katkılarından dolayı Mustafa Demirel, Hamza Soysal, İsmail Tahiroğlu ve Mehmet Kahramanoğlu’na çok teşekkür ederim.

Saygılarımla,

Murat Dursun Tosun

muratdursuntosun@wordpress.com

BOA Arşiv Fon Kodu: Ş.D. Dosya No: 1793, Gömlek No: 12, Tarihi: 12 (Z) Zilhicce 1310 (27 Haziran 1893), Konusu: Alucra kaymakamı Hacı Rüşdü Efendi hakkında bazı kesan tarafından aleyhine dermeyan olunan darb, hapis, itale-i lisan (küfür) ve irtikab gibi su-i hal ve harekâtından dolayı işten el çektirilerek icra kılınan tahkikat evrakının gönderildiği. (Sivas)

image003

Alucra Kazası Müfettişliği Cânib-i Vâlâsına

Atufetlü Efendim Hazretleri

Alucra kazasının Eşküne karyesinden bulunduğum cihetle muhtarlık vazifesinden bil-istifa (istifa ettiğimden) tebdilimi (değiştirilmemi) ve muhasebelerimin ru’yeti (görülmesi) hakkında merkez kazaya gelüb ifade ettiğimde acizilerinin selefim olan Davud oğlu Yakub’u muhtar ta’yin etmeğe kıyam eylediğinde  (kalkıştığında) ahalice cümlemiz kabul etmeyüb o muhtarın yedibin kuruş zimmeti vardır. Anı (onu) kabul etmeyiz dediğimde karyeyi senden mi su’al ederler diyerek ağzıma ve sakalıma haşâ ve kellâ şetm idüb (sövüp) ve darb-ı şiddetle (şiddetle vurarak) kullarını darb ettiği ve merkûm sabık (eski) muhtarı bila-intihab (seçimsiz) muhtar tayin eylediği ve defeatıyla bendelerini mahbushaneye ilka edüb (hapse atıp) üçer beşer gün yatdıkdan sonra kefile rabtıyla bir kıt’a kefalet senedi alub saluvirdiği ve bu ise mugayir-i adl ve usul (adalete aykırı usul) bulunmuş olduğundan lütfen ve merhameten ihkak-ı hak buyurulmaklığım (hakkımın alınması) hususuna müsaade buyurulması babında emr u irade hazret-i men-lehu’l-emrindir.

Fi 9 Şubat Sene (1)307 (21 Şubat 1892)

Eşküne Karyeli Kara Mehmed oğlu Molla Sıddık

Mühür: Abduhu Sıddık (Allah’ın kulu Sıddık)

[1] https://muratdursuntosun.files.wordpress.com/2015/04/alucra4.pdf, s-473-474

Reklamlar

About Murat Dursun Tosun

30.07.1961 tarihinde İstanbul'da doğdu. İlkokulu ve Ortaokulu Çeliktepe'de okudu. Liseyi ise, Gültepe Endüstri Meslek Lisesinde 1977 yılında tamamladı. 27 Mart 1978 tarihinde İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nde 17 yaşındayken sözleşmeli teknisyen olarak göreve başladı. 1981–82 yılları arasında askerlik görevini yaptı. 1983 yılında tekrar sözleşmeli teknisyen olarak AKM'de göreve başladı. 1984 yılında çıkan bir Kanun'dan yararlanarak Memuriyete geçti. 1990 yılında girdiği ÖSYM sınavı neticesi Açık Öğretim Fakültesi'ne kayıt yaptırdı ve 1994 yılında mezun oldu. Akabinde Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü İşletme Bölümünde Yüksek Lisans Hakkı kazandı ve 3 yıllık eğitimden sonra 1997 yılında Bilim Uzmanı olarak mezun oldu. İş hayatında ise,13 yıllık teknik hizmet çalışmasından sonra Emniyet ve Bakım Şef Yardımcısı, Sivil Savunma Amiri, Fiziki Güvenlik Amiri görevlerinde bulundu. 1997 yılında Şube Müdürü oldu. 1998'den sonra İdari ve Mali İşler ile Güvenlik Şube Müdürlüğü görevlerinde bulundu.Aynı zamanda 7 yıl süre ile Beyoğlu İstiklal Caddesinde bulunan ve 4/5'inden fazlası Maliye Hazinesine ait olan 54 bağımsız bölümlü Kastel İs Merkezi'nde (Atlas Pasajı) kamu adına yöneticilik yaptı. 2005–2006 hac döneminde eşiyle birlikte hacca gitti ve geldikten sonra Nisan 2006'da emekliye ayrıldı. Bloğunda yayınlanmış 1200’ün üzerinde çalışması vardır. Çeçenzade Hacı Hasan Paşa’nın Hayatı (225 sayfa), Çağırgan Baba Es-Seyyid İsmail Hakkı Çağırgan Veli (206 sayfa) , Arşiv Belgelerinde Mindeval-Çamoluk Tarihi (584 sayfa), Arşiv Belgelerinde Alucra-Alucra Tarihi (690 sayfa), Alucra’nın Emektar Şahsiyetleri-İz Bırakanlar (35 sayfa), Arşiv Belgelerinde Karahisar-i Şarki-Şebinkarahisar Tarihi (914 sayfa), Arşiv Belgelerinde Anadolu'ya Kafkas Göçleri İskânları Köle ve Cariyelik Sorunu (449 sayfa), Kethüdazâde Mehmet Emin Ağa-Tirebolu Voyvodası ve Şebinkarahisar Kaymakamı (630 sayfa), Halepli Bir Osmanlı Paşası Mellahzâde Mehmed Mer'i Paşa Hayatı ve Hatırlattıkları (268 sayfa), Ermeni Olaylarının Gelişimi ve Şebinkarahisar'da Yaşananlar (2 Cilt, 1263 sayfa), Suşehri Tarihi Yazılarım (497 sayfa), Arşiv Belgelerinde Alaplı (404 sayfa), Kasımpaşa Tarihi Yazılarım (326 sayfa) ve Alucra Gürbulak Köyü Nam-ı Diğer Feygas, Hanuk Şeyh Mehmed (260 sayfa), Osmanlıca Arşiv Belgelerinde Gümüşhane Yaşananlar ve Ayrıntıları 1695-1928 (2 cilt 1100 sayfa) isimli basılı 15 kitabı bulunmaktadır. Yaklaşık 8 senedir Naht (Hatt-ı Ahşap) sanatıyla da ilgilenmekte olup, 2 kez İstanbul'da 1 kez Şebinkarahisar'da 1 kez de Alucra'da sergi açmıştır. 2015 yılı yaz döneminde Şebinkarahisar Halk Eğitim Merkezinde Naht (Hatt-ı Ahşap) kursu verdi.
Bu yazı Alucra Tarihi, Osmanlı Tarihi içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s